19 Mart 2014 Çarşamba

Skyfall izle 007 full izle Skyfall James Bond online izle (2012) Türkçe DUBLAJ / ALTYAZILI

Skyfall
"Skyfall filmini izle", "007 - James Bond Filmini Online izleyin", "Skyfall full online seyret full izle", "007 - James Bond filmi online izle", "Skyfall sinema full HD izle", "Skyfall film izle", "007 - James Bond filmini direk izle", "Skyfall Filmi seyret full", "Skyfall Filmini bedava izle", "Film 007 - James Bond hd izle"
IMDB Puanı 8.1/10 "Bu Filmi Tavsiye Ediyoruz.."
Yapım:2012 - İngiltere, ABD
Tür:Aksiyon, Macera, Suç
Yönetmen:Sam Mendes
Senaryo:Neal Purvis, Robert Wade, John Logan
Müzik:Thomas Newman
Görüntü Yönetmeni:Roger Deakins
Yapımcı:Barbara Broccoli, Chiu Wah Lee, Callum McDougall
Süre:143 dk.
Oyuncular
Naomie Harris, Albert Finney, Daniel Craig, Judi Dench, Ben Whishaw, Ralph Fiennes, Javier Bardem, Michael G. Wilson, Helen McCrory, Ola Rapace, Onlineizleyin.org, Rory Kinnear, Tonia Sotiropoulou, Bérénice Marlohe, Johanna Jeffress, Craig Izzard, Kris Dillon Jr., Carol Bunting
Filmin Konusu
MI6 ciddi bir saldırıya uğrar ve kurumun değerleri temelden sarsılır. M’e karşı sadakat testinden geçen ajan James Bond kişisel bedelleri ağır olsa da, tehdidi bulup her ne pahasına olursa olsun yok etmelidir. Zira MI6’yı ciddi riske sürükleyen isim Silva adında gözü kara, gizemli bir adamdır...
Sinema tarihinin en uzun soluklu aksiyon film serisi olan gizli ajan 007 James Bond'un nefes kesen macerası bu sefer Türkiye, Çin ve İngiltere ekseninde geçiyor.
Serinin 23. filmi olan Skyfall'da 2000'li yılların son Bond'u olarak Daniel Craig'i izlerken ünlü aktöre M rolünde seyircinin alıştığı üzere Judi Dench, Silva rolünde Javier Bardem, hukümet görevlisi Mallory olarak Ralph Fiennes, seksi Bond kadınları olarak ajan Eve rolünde Naomie Harris ve Severine rolünde Bérénice Marlohe eşlik ediyor.
Yönetmen koltuğunda Sam Mendes'in oturduğu filmin Türkiye dışındaki diğer çekim mekanları arasındaysa Şangay, Londra ve İskoçya’nın kuzey bölgeleri yer alıyor...Film hakkındaki olumlu veya olumsuz yorumlarınızı bekliyor, iyi seyirler diliyoruz...

FILMIN FRAGMANI:



DUBLAJ

ALTYAZILI

10 yorum:

  1. ElestirMAN03:43

    Bu sene 50. yaşına basan Bond efsanesi, sinema tarihinin en uzun soluklu serisinin olmasının yanı sıra, geride bıraktığımız 50 yıllık politik, bilimsel ve sosyo-ekonomik dönüşümlerin de iz düşümü adeta. Doktor No, Amerikan uzay üssünü sabote ettikten 7 yıl sonra ilk kez insan aya ayak bastı, 70'li yıllara damgasını vuran her türlü kaçakçılık James Bond öykülerinin besleyici unsuru oldu ve pek tabii ki Amerika ile Sovyetler arasında 30 seneden fazla süren Soğuk Savaş yıllarının tüm nükleer etkisi 007 kod adlı ajanımıza yansıdı.

    2000'li yıllara gelindiğinde MI6'nın her koşulda en iyi kozu olan James Bond'u bu sefer küresel bir tehdit olan terör örgütleri bekliyor ki yine medeniyet tarihimizle paralel giden olay örgüleri var karşımızda. Başrol karakteri hiç değişmeyen bir serinin 50 yıldır izlenmesinin sırrı belki de burada saklıdır. 1962'den itibaren Ian Fleming'in romanlarından mot-a-mot olmasa da paralel kurgularla uyarlanan James Bond filmleri, özellikle Daniel Craig'in başrolde olduğu son 3 filmde iyice özgünlük ve özgürlük kazandı. Zira 2006 tarihli Casino Royale yine bir Fleming romanından yola çıksa da, bu sefer karşımızda daha insani yönlerini gördüğümüz, uyum sorunları yaşayan, terfisini kaldıramayan, hata da yapabilen, yara alan bir 007 vardı. Paul Haggis, Neal Purvis ve Robert Wade üçlüsünün kaleminden çıkan ve Craig'in oldukça başarılı performansıyla yeniden dirilttiği, "ajan kadar insan da olan" Bond'u, seyircisi de, eleştirmeni de çok sevdi. Bu hafta vizyona giren Skyfall 'da ise James Bond resmen düşüyor! Nerede ve nasıl kalktığına filmin sürprizlerini bozmamak için girmeyelim ama sinema tarihinin en başarılı ajanının da düşebileceğini görmek, insana iyi geliyor.

    Filmin çıtasını yukarıya taşıma konusunda gerçekten Bond'a dönüşen Daniel Craig'den sonraki en önemli unsur şüphesiz yönetmen koltuğunda oturan Sam Mendes ismi. 1999'da çektiği ve modern klasikler arasına giren, ilk uzun metrajlı filmi Amerikan Güzeli ile sadece seyircinin değil Akademi'nin de gönlünü fetheden İngiliz yönetmen, Türkiye'ye basın toplantısı için geldiğinde, Skyfall'daki James Bond dokusunun özgün olacağının ipuçlarını vermişti. Bond filmlerini uzaktan ve meslek gereği takip eden biri olarak Mendes'e güveniyordum ama açıkçası bu kadarını beklemiyordum! Filmin bazı planlarındaki müthiş görsel dokunuşlar "İşte bu Sam Mendes farkı!" şeklinde dile geliyor. Şangay'daki muhteşem denizanası sekansları, 1964 model Aston Martin'in yan aynası, kötü adam Silva'nın harabeye dönmüş adası, bir çırpıda sayabileceğiz zevk veren kadrajlar. Yalnız getirebileceğim yegâne eleştiri filmin Türkiye'de gerçekleştirilen çekimlerine dair. Evet, basına özellikle belirttikleri gibi İstanbul, günümüz İstanbul'u: Eminönü çekimlerinde Takip: İstanbul (Taken 2)'un düştüğü oryantalist hataya düşülmeden, ‘çağdaş' bir İstanbul görüyoruz ama sonrasında, kimse kusura bakmasın, yük vagonunda insan taşımıyoruz! Kovalamaca sahnesindeki o fikri kim verdiyse, kendisine "bu olmamış" diyoruz. Zira bunca emek varken detaylarda biraz daha gerçekçi ve özenli davranmış olmalarını ümit ederdik. Türkiye olarak gördüğümüz ikinci ve üçüncü mekânda da takıldığım noktalar aklıma gelince, acaba Çin'deki meslektaşlarım da benle aynı kaygıları taşıyor mu diye düşünmeden edemiyorum.

    Bu yazıyı Adele'in bu film için özel bestelediği ve bence açılış jeneriği ile müthiş uyumlu olan Skyfall tema müziğini mırıldanarak bitiriyorum MUTLAKA İZLEYİN DİYORUM

    YanıtlaSil
  2. Adsız12:20

    güzeldi teşekkürler

    YanıtlaSil
  3. Görüntü DVD Kalitesinde tekrar yüklendi.. iyi seyirler.

    YanıtlaSil
  4. Adsız02:59

    alt yazı kayık lütfen düzeltebilirmisiniz yazılar çok önceden geliyor

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Uyarı için teşekkürler.. YENİLENMİŞTİR!

      Sil
  5. Adsız05:06

    admin sitenin müdavimi olduk sayende harika bi site.bide altyazılar otursa süper olucak tırsıyorum altyazılı filmleri açmaya valla.

    YanıtlaSil
  6. Adsız04:28

    "Casino Royale"den (2006) hemen sonra çıkan stüdyo sorunları ve yazarlar grevi nedeniyle zor zamanlar geçiren Eon Şirketi ve MGM Stüdyoları'nın bu durumu özellikle James Bond filmlerine yansımaya başlamıştı. Çünkü serinin iyi filmlerinde biri olmasına rağmen ilk filmin kalitesini sürdüremeyen "Quantum of Solace" (2008), açıkçası yetiştirilmeye çalışılmış bir Bond filmi imajı çiziyordu. Uzun ve zorlu bir süreçten sonra sorunları çözmeyi başaran MGM'in yaptığı ilk şey ise yeni James Bond filmlerinin haberini vermek oldu. Daniel Craig ve Judi Dench'in yanında Ralph Fiennes, Javier Bardem ve Albert Finney'nin bulunduğu zengin oyuncu kadrosunu açıklayan MGM, yönetmenlik koltuğunu da Oscarlı yönetmen Sam Mendes'e teslim ederek ne kadar rahatladığını da gösteriyordu adeta. Nitekim, uzun bir bekleyişten sonra sonunda vizyona giren "Skyfall" ile MGM, Bond'un 50. yılını kutlarken, serinin de en iyi filmlerinden birine imza atıyor.

    Daniel Craig'in üçüncü kere James Bond'u canlandırdığı "Skyfall", eski 007 filmlerine olan referansları ve seriyi bağlayan unsurları sebebiyle filmleri benim gibi "Dr. No"dan (1962) beri takip eden Bond hayranlarının bayılacağı bir film. Aynı zamanda serinin İstanbul'da geçen üçüncü filmi olması sebebiyle de seyircimizde özel bir yeri bulunan film, bir casus filminden beklenen sahneleri ve senaryosuyla serinin en iyi filmlerinden biri olmasının yanında eski usul Bond'u da seyirci ile buluşturuyor. Referansları film bitiminde yazan "Bond geri dönecek" cümlesiyle tamamlayan filmin benim gibi izleyici kitlesinde bıraktğı etki ise kısaca gelecek filmi hemen izlemeyi istemek.

    YanıtlaSil
  7. Adsız04:28

    Craig'in Bond sıralamasında zirveyi zorlamaya başladığını gösteren "Skyfall", eski MI6 ajanlarından birinin M'in (Judi Dench) hayatını tehdit etmesini konu alıyor. Diğer 007 filmlerinin aksine M odaklı bir film olan "Skyfall"u orijinal yapan şey ise bununla bitmiyor. Bond'un M ile olan ilişkisini derinden inceleyen film, birbirlerinden hoşnutsuz gibi görünen; fakat birbirlerine görünmez bir ailevi bağla bağlı olan ikilinin bu durumunu sonunda gün yüzüne çıkarıyor. Öte yandan, İngiliz ajanın geçmişine de ışık tutarak seride bir ilki gerçekleştiren film, böylece Bond'u da en sevdiğim karakterlerden biriyle özdeşleştirmiş oldu.

    James Bond'u daima Bruce Wayne'e benzetmişimdir ki, Bond'u sevmemin yegane nedenlerinden biri de budur. İkisinin de zengin ve playboy olmasına rağmen mutluluğu belli bir yerde bulamamaları; fakat şartlar ne olursa olsun ikisininde iyilik için savaşması ve teknolojik aletler kullanması bende iki karakter arasında her zaman bir bağ yaratmıştı. Buna rağmen, Bond'un geçmişinden hiç bir şekilde bahsedilmemesi karakterlerleri tam olarak benzer hale getirmemekle beraber Bond'u da her zaman Wayne'den bir adım geride bırakıyordu ki, "Skyfall" ile bu eksik halka da sonunda tamamlanıyor. Çünkü karakterin geçmişinin ve anlatılan olayların "Batman Begins" (Batman Başlıyor, 2005) ile fazlasıyla benzerlik taşıdığı filmde Bond'un Wayne'den pek de bir farkı bulunmadığını görmüş oldum. Öncelikle Bond'un aynı Wayne gibi küçük yaşta yetim kaldığını öğrendiğimiz filmde bu olayın Bond'da derin bir travma yarattığına tanıklık ediyoruz. Aynı Wayne gibi geçmişiyle barışık olmadığını anladığımız karakterin Wayne ile asıl benzerliği ise ikisinin de malikâne sahibi zengin bir aileden gelmelerinden kaynaklanıyor. Bond'un ebeveynleri ölmeden önce bir malikânede yaşaması, malikânenin altında bir mağara bulunması ve malikânede Bond'u büyüten bir bekçinin (Kincade) bulunması filmin tartışılamayacak derecede büyük benzerliklerinden. Öte yandan, malikânenin ikisi içinde herşeyin başladığı yer olması, Silva'nın aynı Ra's al Ghul gibi malikâneyi yıkması ve Bond'un aynı Wayne gibi mağaradan kaçması da "Batman Başlıyor"un "Skyfall" üzerine olan etkisini açık bir şekilde gösteriyor. Tabii, Silva ve Bond'un MI6'den gelmesi Wayne ve Ducard'ın "Gölgeler Birliği"nden gelmesiyle benzerlik taşırken, Q'nun da Lucius Fox'u andırdığını söylemek yanlış olmaz. Peki, bunca benzerliğe rağmen benim tepkimin ne olduğuna gelirsek, ben bu durumdan gayet memnun kaldım.

    YanıtlaSil
  8. Adsız04:28

    Özellikle hikaye anlatımına ve karakter analizine özen gösteren "Skyfall"un en öne çıkan özelliği ise şüphesiz filmin kötü karakteri Silva ve tabii karaktere hayat veren Javier Bardem'in muhteşem performansı. Silva ile seyirciyi unutulmayacak kötü karakterlerden biriyle tanıştıran film, hapishane sahnesiyle de karakterin ürkütücü geçmişini gözler önüne seriyor ki, Oscar ödüllü Bardem'in bunda payı epey fazla. Karaktere feminenlik, acımasızlık ve spontanelik katarak gizemli bir karaktere imza atan Bardem, kötü karakterdeki yeteneğini tekrardan gösterirken, izlemesi oldukça zevkli bir karakter yaratmış. Öte yandan, karakterin Joker gibi yakalanmayı planlaması veya polis kılığına girmesi filmin "The Dark Knight" (Kara Şövalye, 2008) ile olan benzerliğine dikkat çekiyor; buna rağmen Silva ile Joker'in birbirlerinden farklı olduğunu görmek hiç de zor değil. Bu durumda Bardem'i de Heath Ledger ile karşılaştırmak gerçekten gereksiz ki, Ledger'in performansı gerçekten karşılaştırılamayacak derecede mükemmeldi.

    Eski Bond filmlerine yapılan referanslar ile Bond hayranlarını etkilemesini bilen "Skyfall", "Goldfinger"ın (Altın Parmak, 1964) izinden giderek seyirciyi sonunda Aston Martin DB5 ve Q ile buluşturuyor. Ben Whishaw'ın sempatik bir Q rolüne imza attığı filmde asıl sürprizi ise Ralph Fiennes ("M" harfi ile başlayan Mallory rolüyle) ve Naomie Harris yapıyor ki, tadından yenmez. Beklenen karakterleri seyirci ile buluşturmasıyle Bond hayranlarını memnun etmesini bilen "Skyfall", seriyi de harikulade bir şekilde bağlayarak filme noktayı koyuyor.

    Söz konusu "Skyfall" olunca Adele'in şarkısından bahsetmemek olmaz; çünkü melodisi ve sözleriyle kusursuz bir Bond şarkısına imza atan Adele'in parçası kesinlikle en iyi Bond şarkılarından biri. Her Bond filminde olduğu gibi filmle ilgili ipuçları veren harika bir jenerikle başlayan filmde şarkı ve jenerik film ilerledikçe daha fazla anlam kazanıyor. Bunun yanında, teknik anlamda da istenileni veren filmde öne çıkan teknik özellik ise Roger Deakins'in görüntü yönetimi.

    YanıtlaSil
  9. Nerdesiniz Arkadaş,
    Gözümüz Yollarda kaldı...
    Rahatsız isen Geçmiş Olsun,
    Hoş Geldin.

    YanıtlaSil

Popüler Yayınlar