19 Nisan 2014 Cumartesi

Can Dostum izle full izle Intouchables izle Untouchable full izle Dokunulmazlar izle online izle (2012) Türkçe DUBLAJ Can Dostum

Can Dostum - Intouchables
"Can Dostum filmini izle", "Intouchables / Untouchable Filmini Online izleyin", "Dokunulmazlar full online seyret full izle", "Intouchables / Untouchable filmi online izle", "Dokunulmazlar sinema full HD izle", "Dokunulmazlar film izle", "Intouchables / Untouchable filmini direk izle", "Dokunulmazlar Filmi seyret full", "Dokunulmazlar Filmini bedava izle", "Film Intouchables / Untouchable hd izle"
IMDB Puanı 8.6/10 "Bu Filmi Tavsiye Ediyoruz.."
Yapım:2011 - Fransa
Tür:Komedi, Dram
Yönetmen:Olivier Nakache, Eric Toledano
Senaryo:Olivier Nakache , Eric Toledano
Müzik:Ludovico Einaudi
Görüntü Yönetmeni:Mathieu Vadepied
Yapımcı:Arnaud Bertrand
Süre:112 dk.
Oyuncular
François Cluzet, Omar Sy, Anne Le Ny, Audrey Fleurot, Clotilde Mollet, Alba Gaïa Kraghede Bellugi, Cyril Mendy, Christian Ameri, Onlineizleyin.org, Grégoire Oestermann, Joséphine de Meaux, Dominique Daguier
Filmin Konusu
Gerçek bir hikayeden esinlenerek yapılan film, daha önce hiç tanışmamış olan iki adamın hikayesini konu almaktadır. Zengin bir iş adamı ve aristokrat olan Philippe, yamaç paraşütü yaparken geçirdiği kaza sonrası felç olur ve boynundan aşağısı kullanamaz hale gelir. Driss ise hapishaneden henüz yeni çıkmış bir işsizdir. Philippe 7 gün 24 saat boyunca bakımını üstlenmesi için Driss'i evine yatılı yardımcı olarak alınca ikisinin de dünyası değişecektir. Normal şartlar altında hiçbir zaman yan yana gelmeyecek bu ikili iyisiyle kötüsüyle hayatın tadını beraber çıkarmaya başlarlar.
Fransa'da geçtiğimiz kasım ayında vizyona giren film, hayatta bir noktadan sonra kültür ve sınıf farklılıklarının ortadan kalkması temasına odaklanan ve dram-mizah arasında gidip gelen bir yapım. Fransız sinemacılar Olivier Nakache ve Eric Toledano'nun beraber yazıp yönettiği filmin başrollerinde ise François Cluzet ve Omar Sy var...IMDB`den 8.6/10 gibi şahane bir puan almış, izleyenlerin beğenisini kazanmış bir film...Film hakkındaki olumlu veya olumsuz yorumlarınızı bekliyor, iyi seyirler diliyoruz...

FILMIN FRAGMANI:



35 yorum:

  1. Adsız03:52

    10 numara film ...izlediğim en güzel fransız filmlerinden biriydi.kesinlikle ve kesinlikle tavsiye ederimm....deli dehşet manyak harikaa:))))komedi dram herşey var.

    YanıtlaSil
  2. Adsız12:01

    harik filmdi tavsiyedrr

    YanıtlaSil
  3. Adsız23:36

    Her öğesiyle, uzun zamandır bu kadar keyif veren bir yapım izlemediğimi baştan yazmam gerekli diye düşünüyorum. Üstelik gerçek bir hikaye olduğunu bilmek, hayata bakışınızı daha olumlu hale getirecek güçte. Sizi sıkmayan, gereksiz ayrıntılarla yormayan, her sahnesi özenle yakalanmış ve çekilmiş bir film var karşımızda.

    Fransız filmlerini, Avrupa’daki diğer ülke filmlerine göre daha fazla sevmemin birden fazla sebebi var. Sanat geçmişi oldukça büyük olan bir halk ve bunu ekol olarak sahiplenecek kadar da değer veriyorlar bu duruma. Bir kafede elinde kitabıyla gayet mutlu bir çok insan görebilmeniz, değişik ezgilerle karışık bohem sokakları, romantik manzaralarıyla sanatı harmanlayan huzur hissiyatı, Fransa deyince akla gelenlerden; özellikle de Paris elbette. En son Midnight In Paris‘te ne güzel anlatmıştı bütün bu öğeleri, usta yönetmen Woody Allen. Ayrıca Fransız oyuncuların diğer ülkelerdeki meslektaşlarına göre daha usta durmaları, bu ekolün bir artısı sanırım. Ülkeye zenginlik katan en büyük unsurlardan biri de, Afrikalılar başta olmak üzere yabancı sayısının fazlalığı. Her ne kadar azınlıkların durumu çok iyi olmasa da, farklı kültürlerin zengin bir mozaik oluşturması, sinema başta olmak üzere bir çok alanda çeşitlilik ve dolayısıyla zenginlik yaratan bir unsur. Filmde de bu zenginliğin iki tarafına bakıyoruz aslında.

    Geçirdiği bir yamaç paraşütü kazası sonucu başından aşağısı tutmayan felçli birisi; Philippe… Buna rağmen hayata hala bardağın dolu tarafından bakan, yaşama arzusunu kaybetmemiş ve çok büyük ölçüde varlıklı, aristokrat bir insan. Devamlı yardıma ihtiyaç duyuyor elbette, bakımı da oldukça güç; bu yüzden sık sık yeni bir yardımcı almak durumunda kalıyor. Yardımcı dediğim de tam zamanlı olarak çalışacak ve Philippe’in tuvalet ihtiyacı dahil, her şeyiyle ilgilenecek bir insan; özellikle de kolları ve bacakları olacak birisi. Filmin bu kısmında aklıma “Bana Göz Kulak Ol” filmi geldi ve tam da bu cümle açıklıyor O’nun zor hayatını. Yine bir bakıcı almak için bir kaç kişiyle görüşme yaparken, diğer karakterimizle tanışıyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Adsız02:17

      Sana katılıyorum

      Sil
  4. Adsız23:55

    Paris’in fakir mahallelerinden gelen, sabıkalı, Senegalli bir genç olan Driss’le Philippe bu noktada tanışıyor. Adı İdris ama Fransızlar O’na böyle sesleniyorlar. Aslında niyeti Philippe’in bakım işinde çalışmak değil, işsizlik parası alabilmek için iş görüşmelerine gitmek zorunda ve bu nedenle zorunlu bir tanışma oluyor bu. Ancak Philippe’in dikkatini bu görüşmede sempatisi ve hazır cevap halleriyle çekmeyi başarıyor ve Philippe O’na iki haftalık bir teklif sunuyor; iki hafta bile dayanamayacağını belirterek. Driss malikaneyi ve odasını biraz turladıktan sonra işi kabul ediyor. Mizah da bu noktadan itibaren, gittikçe artarak işin içine giriyor. Driss’in zengin yaşamına kendi alışkanlıklarıyla ayak uydurması, Philippe’in zorlu hayatının her anını onunla birlikte geçirmek ve her ihtiyacını karşılaması gerçekliğini yavaş yavaş kavraması ve malikanedeki diğer çalışanlarla olan ilişkileri, günden güne O’nu farklı bir hayatın içine doğru çekiyor. Bu durumdan da gayet memnun olduğunu açıklamadan geçemeyeceğim.

    İki erkek arasında kurulan ilişki, iki kadın arasında kurulan ilişkiden genel olarak daha sağlam temeller üzerine kurulu ve daha kolaydır. “Brotherhood” denen bu dayanışmanın kolay şekilde sağlanması ve kendine has yapısı da filmin içine çok güzel yerleştirilmiş. İki haftada kardeş gibi olan ikilinin her anını sıkılmadan, türlü türlü eğlence ve birbirlerine kattıkları zenginliklerle geçirmesi, farklı yerlerden gelmelerinin de büyük bir etkisi aslında. İkisi birbirlerinin yaşamları hakkında yeni yeni şeyler öğrenirken, bunları yargılamadan kabul ediyor ve kızmadan sorgulayıp deniyorlar. Philippe’in bir tabloya 41.000 Euro vermesi ve Driss’in bunu neden yaptığını anlayamaması, daha sonra da kendisinin tablo yapmaya çalışması gibi. Paris’i anlatıyor biraz bu durumda film, üstelik hikayenin gerçekten yaşanmış olması Fransa’daki ve hatta dünyadaki farklı yerlerden gelen insanların, biraz çabayla birbirlerini aslında ne kadar kolay anlayabileceklerini, farklılıkların onlara değişik zenginlikler getireceğini görmemizi sağlıyor, gayet yalın bir dille anlatıyor bu durumu; mesaj verme kaygısı da olmadan üstelik.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Adsız02:58

      aga filmi anlatmışsın ya SPOILER İÇERİR İZLEMEYEN OKUMASIN!!!!!

      Sil
  5. Adsız23:45

    super

    YanıtlaSil
  6. Adsız21:16

    fransız filmleri pek tercih etmem ama arada bir iyi film çıkartıyorlar.biyografi olması sıkmadan izlettiriyor.zaman zaman tebessüm ederek izlediğim bir filmdi güzeldi.

    YanıtlaSil
  7. Adsız21:17

    beklenti olmadan izledim çok keyif aldım ancak beklentiniz yüksekse biraz sıkılabilirsiniz biyografik filmler biraz ağır işlediği için onun verdiği yavaşlık vardı onun dışında hayat dersi veren içten olarak bir insanı mutlu etmenin nasıl bir şey olduğunu hatırlatan filmlerden biri ben çok beğendim izlemenizi tavsiye ederim.

    YanıtlaSil
  8. Adsız21:17

    İzlemeye değer güzel bir film olduğunu düşünüyorum. Gerçek bir hikayeden uyarlanmış olması da ayrıca ilgi çekici. Kimin hayatımızı nasıl değiştireceğini bilemeyiz ve yaşadığımız tüm olumsuzluklara rağmen hayat gerçekten yaşanmaya değer... Ayrıca Drissin o kadar peşinden koştuğu kızın bir eş cinsel olduğunu öğrendiği an çok hoştu :D

    YanıtlaSil
  9. Adsız21:17

    Filmi geçirdiğiniz kötü bir günün ardından izlemeye başlayın bitirdiğiniz zaman yüzünüzde şu günlük hayatta takınmak zorunda olduğumuz o sahte gülümsemelerden değil sahici ve mutlu eden bir gülümseme bırakacak. Hem bu kadar gülüp hem de bu kadar duygulandığım bir film görmemiştim. Bana bu filmi tavsiye ettiği için mektup arkadaşıma teşekkür etmeliyim.

    YanıtlaSil
  10. Adsız21:19

    güzel fildi, özellikle böylesine kasvetli bir konuyu komik şekilde anlatabilemkle insanların ilgisini güzel noktalara çekmeyi başarıyor.. omar sy hakikaten müthiş oyunculuk gösteriyor, almış olduğu en iyi erkek oyuncu ödülünü haketmiş doğrusu.. zamanın nasıl geçtiğini anlamak zor, çünkü film hiç sıkmıyor

    YanıtlaSil
  11. Adsız01:41

    sıcacık film, omar sy mükemmel oynamış film hiç bitmesin istiyor insan tavsiye olunur izleyin

    YanıtlaSil
  12. Adsız02:51

    filmi izlerken hiç bitmesin isteyeceksiniz

    YanıtlaSil
  13. Adsız02:51

    film gerçek bir hikayeye dayanıyor bu yüzden daha etkileyici bir film olmuş.gerçekten güzeldi

    YanıtlaSil
  14. Adsız02:52

    galiba aranan kan bulundu bu güzel insanlara ne diyeceğimi bilmiyorum ama nasıl davranılacağını kesinlikle bu film anlatmış bana bir şey demek düşmez.. film gerçekten resim, opera, duş, traş, uçak, doğum günü daha hatırlayamadığım bir sürü sahnesiyle izleyicinin aklına kazınıyor ve insanı etkilememesi imkansız.. filmde üzüldüğüm sahneler oldu ama en çok bitmesine üzüldüm.. bence herkes izlemeli ve izletmeli.. ayrıca oyunculara teşekkür etmeliyim muhteşem bir performans göstermişler.. puana lüzum yok :)

    YanıtlaSil
  15. Adsız02:52

    cok güzel, komedi ile dramın beraber güzelcene harmanlandıgı 9/10 luk bi film. kaçırmayın hemen izleyin

    YanıtlaSil
  16. Adsız02:52

    Amelie,Kayıp Nişanlı,Üç Renk Serisi , Leon , La Haine , 400 Darbe , Şeytan Ruhlu İnsanlar , Le Samurai , Dehşet Yolcuları filmlerinden sonra kült olarak aklımda kalacak bir Fransız filmi oldu.Fransızları SEVMESEMDE bazen böyle iyi filmler çıkartıyorlar işte:) Oyunculukların çok iyi olması hikayenin güzel olması ve iyi işlenmesininde etkisiyle mükemmel bir film ortaya çıkmış.Bu filmi izleyenlerin çıkarması gereken bana göre en önemli sonuç 2 farklı uçtaki insanın bir yerlerde buluşup anlaşabileceklerine inanması olmalıdır.Kelebek ve Dalgıç filmini izleyenler ve beğenenler bu filmide kesinlikle beğeneceklerdir.Ben Kelebek ve Dalgıçtan çok etkilenmedim ama senaryo yinede etkileyiciydi.Bu filmin havası çok daha farklı bana göre bu filmde Hem Kelebek ve Dalgıç'ı Hem La Haine'yi bulacaksınız.François Cluzet ve Omar Sy'nin oyunculukları çok etkileyiciydi.Yan rollerinde hakkını vermek lazım.Salt anlamda bir dram değil kesinlikle sizi bazı sahnelerde güldürecektir.Tavsiye ediyorum 10 üzerinde 8.3

    YanıtlaSil
  17. Adsız02:53

    Hem güldüren, hem hüzünlendiren kesinlikle tavsiye edebileceğim naif bir film. Gerçek bir hayat öyküsü olması filmi dahada etkileyici kılıyor.

    YanıtlaSil
  18. Adsız02:53

    Baştan bir çekicilik.. İlk şunu söyleyeyim böyle filmleri gerçekten seviyorum.. Baştan itibaren sonunun nasıl geldiğini anlamadığım bir film.. Mükemmel oyunculuklar, mükemmel bir yaşanmışlık ve mükemmel bir senaryo.. Bir dostluk nasıl oluşur, insanlar geçmişte yaşadıklarına göre değil o an da sizin karşınızda nasıl ise ona göre tanımaz gerektiğini anlatan harika bir dille anlatın bir yapıt.. Böyle filmleri severim derken daha önceden yaşanmış, doğru doğrusu gerçekten yola çıkarak oluşturulmuş filmlerden bahsediyordum.. Filmin sonunda "vay be" gerçekten böyle bir şey varmış demek ve yüzünüzde o garip gülümsemeyle son bulması daha güzel.. Oyuncular konuşunda da bir şeyler karalamak istiyorum.. François Cluzet.. Bir filmde oyuncu olarak bir karakteri canlandırmak zordur ancak o karakter bide hareketsiz canlandırmak daha zordur diye düşünüyorum.. Gerçekten inanılmaz bir iş başarmış.. İlk bu konuda tebrik etmek lazım.. Ayrıca hafif bir Dustin Hoffman benzerliği de var onu belirtmek isterim.. Omar Sy ise ayrı bir adam.. Bu filmle tanıdım ama kendi sayfasında da belirttiğim gibi böyle adamları bulup oynatanlara helal olsun diyorum.. Driss rolünü gerçekten çok iyi oynamış.. Birde Audrey Fleurot'ten bahsetmek istiyorum.. Başta naif ancak ilerleyen sahnelerde kışkırtıcı bir role bölünmüş.. Canlandırdığı Magalie karakterinin bulunduğu son sahnede, Driss'in kulağına söylediği replik gerçekten kışkırtıcılığın bir bedeliydi.. Sona doğru gelirken şunu söyleyeyim.. Bazı filmler insanların hayatında belli bir yere sahip olurlar.. İşte Intouchables filmi beni acaip derecede etkiledi ve tavsiye edeceğim filmler arasına kendini yazdırdı.. Bu filmi daha fazla geç kalmadan izlemenizi tavsiye ederim.. 9/10..!!

    YanıtlaSil
  19. Adsız02:53

    mükemmel bir film,dram yazıyor ama cok keyıflı gulduren sahneleri var.izlerken fılmın akışına kapılıyorsun.mutlaka izlenmesi gereken fılmlerden biri

    YanıtlaSil
  20. Adsız02:53

    Müzikler ancak bu kadar iyi seçilebilirdi ve bu kadar iyi tamamlayabilirdi bir filmi. Muhteşem bi film yorum yazmak güç gerçekten.. düşünmeden açın ve izleyin : )

    YanıtlaSil
  21. Adsız02:54

    İçten, sımsıcak bir film. Uzun zamandır bu kadar güldüğümü hatırlamıyorum, eşimle gözümüzden yaşlar geldi. O nasıl bir oyunculuktur Omar Sy, resmen hayran kaldım. İçinde her türlü duyguyu barındıran tekrar tekrar izleme isteği duyacağınız bir başyapıt

    YanıtlaSil
  22. Adsız02:54

    Bu filme nasıl yorum yapılabilirki. Size dostluğun önemini hatırlatacak bir film. Alınacak çok ders var filmde. Aslında dışardan görünüşüyle yargıladığımız kişinin içini görmenin önemli olduğunu söyleyen bir film.

    YanıtlaSil
  23. Adsız02:54

    Harbiden mükemmel bir film izlerken kesinlikle sıkmıyorum dahada merak ettiriyor en sevdiğim filmlerden birisi.Kendinize bir süreliğine vakit ayırdığınızda mutlak izleyin.

    YanıtlaSil
  24. Adsız02:55

    Yeni izlediğim film,abartısız çok başarılı.Genelde her filme önyargılı başlar ve filmlerde hata,gereksiz sahne var mı diye huzursuzlanırım lakin bu filme puan verecek olsam düşünmeden on veririm. Driss rolündeki omar sy çok başarılı iş çıkarmış olsa da françois cluzet filmi izlenebilir kılan oyuncu olarak öne çıkıyor.Biraz kişisel gelişimini izlediğimiz bir gencin hikayesi var,biraz da engelli bir adamın hikayesi,güzel fransa manzarası ve klasik müzikle harmanlanmış olması filme olan sempatimi daha da arttırdı. Hem çok komik hem de duygusal bir film.Film gerçek bir hayat hikayesinden alıntı ve filmin sonunda orjinal karakterleri görme olanağımız da var.Oldum olası insanı mutlu eden,günlük sıkıntılarından bir günlüğüne de olsa kurtaran filmleri severim,çok başarılı bir film olmuş,Herkese tavsiye ederim izleyin ve izlettirin...9/10

    YanıtlaSil
  25. Adsız02:55

    Bir fransız filmini bu kadar beğeneceğim aklıma gelmezdi. Demekki yaşanmış bir hikaye olunca kimin yaptığının bir önemi olmuyor.Bittiğine üzüldüğüm fevkalade bir filmdi. 10/9

    YanıtlaSil
  26. Adsız02:55

    felçli zengin bir adam, fakir ve iyimser bir bakıcı. sadece yazdığım şu cümleden bile anlıyorsunuz filmi genel itibariyle aslında. ama iyi çekilmiş, pozitif enerji veren bir film. izlenebilir mi,evet

    YanıtlaSil
  27. Adsız02:55

    Can alıcı sahnelerdeki piyano dinletileri ile de sizi sahneye bağlayan ve yaşatan bir film... François Cluzet in oyunculuğu gerçekten te kötürüm bir hasta varmış gibi izlettiriyor filmi. Son sahnede gerçek Abdal ile Philippe yi gösteriyor kısaca. Tüm dosluklarınız adına iyi seyirler.

    YanıtlaSil
  28. Adsız02:56

    Öylesine içten, sıcacık ve etkileyici bir film ki izlerken hem duygulandırıyor hemde eğleniyorsunuz. Size bir şeyler katabilecek türden bir yapım. Yaşama sevincini, dostluğu, bağlılığı, yardımı ve daha birçok duyguyu içinizde bir yerlerde hissedebileceğiniz bir yapım. Senaryosu gerçek olaya dayanması filmin etkileyiciliğini bir üst kademeye taşıyor ve gerçekten harika bir seyir keyfi yaşatıyor. Eğlendiğim sahneler eksik olmadı sıkmadan renkli bir şekilde ilerledi. Dram yönü olarak da oldukça etkileyici bir yanı var çünkü gerçek hikayeye dayanması ve Felçli bir yakınınız varsa durumunu daha iyi anlayabiliyorsunuz ve kendinize halinize şükrederken buluyorsunuz. Oyuncuları ilk defa görmüş olmama rağmen gerçekten çok başarılıydı felçli rolünü mimikleriyle gerçekten harika yansıtmış etkileyiciydi. Türünü seven, sevmeyen arkadaşlara böylesine içten ve eğlenceli bir filmi kesinlikle tavsiye ederim, iyi seyirler. FİLMDEN REPLİK: BENİM ASIL ENGELİM, TEKERLEKLİ SANDALYEYE SAHİP OLMAM DEĞİL, ONSUZ SAHİP OLMAM.

    YanıtlaSil
  29. Adsız02:56

    Harika bir yapım olmuş. Sonuna kadar sürükleyici 1 dakikasında bile sıkılmadığım ve bir çok kez kahkaha attığım bir filmdi. Aynı zamanda da duygulandıran bir filmdi. Bu dünyada dostluk gerçekten çok önemli. Tavsiye ediyorum herkese kesinlikle izleyin.

    YanıtlaSil
  30. Adsız02:57

    Film tek kelimeyle harikaydı.Film gerçek hikaye olması filme ayrı bi hava katmıs, bi yazar tarafından yazılıp canlandırılsaydı bu kadar iyi olmazdı.

    YanıtlaSil
  31. Adsız02:57

    gerçek hikayeler her zaman daha çok etkilemiştir beni. Bu film de komedi ve dramın içiçe olduğu mükemmel bir yapım olmuş. Karşındakini yargılarken(sinirli,kaba,mutsuz vs.) önce sen nasıl olduğuna(davrandığına) bir bakmalısın denir ya hani. Bunun etkilerini filmde de bolca görüyoruz, buna ister enerji ister sinerji ne derseniz diyin ama çok doğru bir şey olduğu kesin.

    YanıtlaSil
  32. Adsız16:06

    insan böyle filmleri izledikçe hayatın ne kadar ilgi çekici olduğunun anlıyor bu filmi izledkten sonra hayatın kıymetini anlayıp uzun bir süre düşünüyor benm de başıma hiçbir zaman unutamıyacağım bir olay gelmesini isterim

    YanıtlaSil
  33. Adsız04:18

    Filmde özellikle Driss ve Philippe'nin sahneleri oldukça eğlenceli ve komik. Bazen duygusal; fakat genel olarak mutlu bir film olan "Can Dostum"da eksik olan şey ise senaryosunun yeni hiç bir unsur bulundurmaması. Gayet basit bir şekilde yazılmış, gücünü Driss ve Philippe'nin ilişkisinden alan film, kısaca sadece seyirciyi eğlendirmeye yönelik olarak hazırlanmış. Buna rağmen modern zaman peri masalı hikayesi olarak adlandırılabilecek filmde Driss ve Philippe'nin sanat dalları hakkındaki sohbetleri fazlasıyla komik. Özellikle operaya gittikleri sahnede gülmekten kendinizi tutamayacağınız filmde modern sanat örnekleri için yapılan yorumlarla da bir güzel dalga geçiliyor. Driss'in yaptığı resmi sırf ünlü bir ressama ait olduğu için 11 bin euro'ya almak isteyen Philippe'nin arkadaşı ise bunun en güzel örneği.

    Filmde dikkat çeken en önemli unsur Driss karakterinin gerçek hayatta Afrika asıllı biri olmaması; çünkü resimlerinden de görüldüğü üzere Driss'in aktör Omar Sy ile uzaktan yakından benzerliği yok. Peki, bu oyuncu tercihindeki amaç nedir derseniz, yapım ekibi bu tercihle biraz ırkçılık üzerinde durmak istemiş olabilir; fakat Driss'in Philippe için çalıştığını düşünürsek bunun ters teptiğini de söylemek mümkün. Öte yandan, Sy'nin rol için tercih edilmesinin sebebi komedyen olmasından da kaynaklanıyor olabilir tabi.


    Hasta bakıcının ilaç vermekten, masaj yapmaktan, hastayı taşımaktan veya yedirmekten daha fazla görevi olduğunu vurgulayan "Can Dostum", herşeyden önce bakıcının hastaya arkadaş olması gerektiğini vurguluyor. Çünkü Driss, filmde de görüldüğü üzere sadece Philippe'ye bakmakla yetinmeyip, Philippe'nin sorunları olan küçük kızına ve onun için çalışan insanlara da yardım etmesinin yanında Philippe'in de dertlerini dinleyerek arkadaşlıktan fazlasını yapıyor.

    Oyuncuların genel olarak başarılı performanslar sergilediği filmdeki en güzel performansı ise Dustin Hoffman'ı andıran François Cluzet veriyor. Yardımcı oyuncuların da kaliteli oyunculuklar sergilediği filmde Omar Sy, iç ısıtan gülümsemesiyle hoş bir oyunculuk sergilemesine rağmen bazen abartıya kaçıyor. Bu arada filmde Franz Schubert'in "Ave Maria" ve Antonio Vivaldi'nin "The Four Seasons" (Dört Mevsim) gibi mükemmel parçalara yer verilmesi de filmin en güzel yanı.


    Sonuç olarak yeterince güçlü bir film olmamasına rağmen seyirciyi eğlendirmesini bilen "Intouchables" (Can Dostum), izleyici mutlu eden bir yapım. Fransa'nın hikaye olarak Hollywood'u andırdığı için Oscar aday adayı olarak seçtiğini düşündüğüm "Can Dostum", sıradan bir film olmasına rağmen aday adaylarının güçlü isimlerinden.

    YanıtlaSil

Popüler Yayınlar