17 Nisan 2014 Perşembe

Utanç izle Shame online izle (2011) Türkçe DUBLAJ / ALTYAZILI

Utanç - Shame
"Shame / 2011 filmini izle", "Utanç Filmini Online izleyin", "Shame / 2011 full online seyret full izle", "Utanç filmi online izle", "Shame / 2011 sinema full HD izle", "Shame / 2011 film izle", "Utanç filmini direk izle", "Shame / 2011 Filmi seyret full", "Shame / 2011 Filmini bedava izle", "Film Utanç hd izle"
IMDB Puanı 7.4/10
Yapım:2011 - İngiltere
Tür:Dram
Yönetmen:Steve McQueen
Yapımcı:Robert Walak, Peter Hampden, ıan Canning, Iain Canning, Tessa Ross, Emile Sherman, Tim Haslam, Bergen Swanson
Senaryo:Steve McQueen, Abi Morgan
Süre:99 dk.
Oyuncular
Carey Mulligan, Michael Fassbender, James Badge Dale, Lucy Walters, Anna Rose Hopkins, Elizabeth Masucci, Alexandra Vino, Lauren Tyrrell , Charisse Bellante, Briana Marin, Hannah Ware, Alex Manette, Onlineizleyin.org, Jake Richard Siciliano, Robert Montano, Nicole Beharie, Amy Hargreaves
Filmin Konusu
Brandon 30'lu yaşlarında New York'ta yaşayan, kelimenin gerçek anlamıyla seks bağımlısı bir adamdır. Fakat asi kız kardeşi onun yanına taşınınca Brandon'ın hayatı da beklenmedik biçimde değişecektir. Zira kız kardeşi Sissy (Carey Mulligan) ikisinin de geçmişinden gelen acı dolu hatıraları da beraberinde getirecektir...
Toronto Film Festivali'nde görücüye çıkan Utanç/Shame, cinselliğin merkezde olduğu bir New York draması olarak niteleniyor. Ses getiren Açlık (Hunger) filmiyle tanıdığımız ve son dönemlerin gözde yapımlarında yer alan Michael Fassbender'ın başrolü canlandırdığı yapım İngiliz sinemacı Steve McQueen'in hem senaryoyu hem de yönetmenliği üstlendiği henüz ikinci film...
Amerika'da 2 Aralık'ta gösterime girecek filmin yurt dışındaki eleştirileri şimdiye kadar oldukça olumlu ve yüksek seyrediyor. Film 2011 Filmekimi kapsamında ülkemiz seyircileriyle de buluşmuştu. Türkiye vizyon tarihi ise 17 Şubat 2012...iyi seyirler diliyoruz..!!!HATIRLATMA: FİLMDE +18 SAHNELER BULUNMAKTADIR!!!

FILMIN FRAGMANI:



DUBLAJ

ALTYAZILI

5 yorum:

  1. FİLMİ NASIL İZLEYEBİLİRİM?

    YanıtlaSil
  2. FİLMİN ALTINDADA YAZDIĞI GİBİ:
    Bu İZLEME SEÇENİĞİMİZ en sorunsuz olanıdır arkadaşlar. "Close Ad and Watch as Free User" yazısına basınız ardından açılan sayfayı kapatıp “Start Video Now” yazısına bastıktan sonra film başlayacaktır kesintisiz, problemsiz HD kalitesiyle izleyebilirsiniz. Keyifli seyirler.. Onlineizleyin.Blogspot.Com

    YanıtlaSil
  3. ElestirMAN02:09

    İngiliz yönetmen Steve McQueen, birkaç yıl önce ilk uzun metraj filmi Açlık (Hunger) ile karşımıza çıktığında gelecekte başımıza ne işler açılacağını bilmeliydik. Devlet tarafından 'siyasi suçlu' olarak tanınma hakkını elde edebilmek için mücadele veren IRA üyesi Bobby Sand ile yoldaşlarının öyküsünü anlatan "Açlık," gelmiş geçmiş en başarılı politik filmlerden biriydi. Kusursuz bir gidişat ve büyüleyici bir sinematografik estetikle donatılmış bu ilk uzun metraj filmin sağlam, karakterli ve derin anlatımı Steve McQueen'in söyleyecek daha çok sözü olduğunun da habercisiydi.

    Bununla beraber, ilk uzun metraj filminde izleyenlere böylesine kuvvetli bir duygu yoğunluğu yaşatan ve ayakta alkışlanan her yönetmen gibi McQueen de ikinci filmi için kolları sıvadığında aslında çok tehlikeli bir noktada duruyordu. Sinemaseverlerin kendisinden beklentileri hayli büyüktü ve ikinci filmin seyredenlerin damaklarında aynı sarhoş edici mayhoşluğu bırakıp bırakamayacağı belirsizdi. Ta ki ortaya Utanç (Shame) gibi tekinsiz bir film çıkana kadar.

    McQueen, Utanç'ta deneyimlediği hiçbir ilişkide aradığı tatmini bulamayan bir adamın hikayesine odaklanıyor. Kurumsal bir şirkette çalışan, güzel bir apartman dairesine ve eğlenceli iş arkadaşlarına sahip olan Brandon'ın yerini hayat kadınları, mastürbasyon ve rastgele cinsel ilişkilerle doldurmaya çalıştığı ruhani boşluk film süresince yerini bir türlü tamamlanmışlık duygusuna bırakmıyor.

    McQueen, 'Utanç'ta tıpkı 'Açlık' filminde olduğu gibi uzun bir süre esas anlatmak istediği olayın etrafında daireler çizerek Brandon'ın yüzeysel ve bir o kadar da çarpık gündelik ilişkilerine tanık olmamızı sağlıyor. Bizler Brandon, sıradan bir seks bağımlısı mı yoksa Amerikan Sapığı (American Psycho) (2000) filminin baş karakteri Patrick Bateman mı diye düşünmeye devam ederken resme Brandon'ın müzisyen kızkardeşi Sissy giriyor. Brandon'ın yerini bulamayan öfkesi, kendini hırpalamak için gösterdiği onca çaba ve etrafına yaydığı o endişeli cinsel enerji Sissy'nin varlığıyla hikayenin her bir aşamasına beyaz bir çarşafın üzerine dökülmüş mürekkep lekesi gibi kademe kademe dağılıyor.

    Böylelikle McQueen, dile getirmek istediği her duyguyu ve düşünceyi hiçbir şekilde söze dökmeden izleyenlerin zihinlerine ışınlıyor sanki. Açlık'ta şiddetin kendisini göstermektense bedenlerde, duvarlarda ya da mekanlarda bıraktığı izlerle anlatmayı tercih eden McQueen, bu kez de dile dökülemeyen duyguların karakterlerin ruhlarında açtığı yaraları bizlere birebir hissettirmeye çalışıyor. Toplumsal düzende söze dökülemeyen, bastırılan ve görmezden gelinen bütün tabuların varlığını etrafımızda hissetmemizi sağlayan "Utanç," yönetmenin bu sessiz ve derinden üslubu sayesinde üzerimizde görünmez bir iz bırakıyor neredeyse.

    Filmin bu etkileyici atmosferinin yaratımında başrol oyuncusu Michael Fassbender'in payının da büyük olduğunu eklememiz gerek. Michael Fassbender'in performansı Brandon karakterinden yayılan huzursuzluğu başarıyla yansıtmakta. Kimi sahnelerde Brandon'ın bütün iç karmaşasını tek bir bakışta ya da bir boyun büküşte özetlemeyi başaran Fassbender'in yönetmen Steve McQueen'le olan iş birliği ise gerçekten de takdire şayan nitelikte. Brandon'ın kız kardeşi Sissy rolünde karşımıza çıkan Carey Mulligan'ın performansı da filmin tekinsiz atmosferine başarıyla uyum sağlamakta. Mulligan'ın canlandırdığı önceki karakterlere kıyasla çok daha ele avuca sığmaz ve yırtıcı bir yapıya sahip olan Sissy, genç oyuncunun üzerine yapışan sevimli ve masum komşu kızı imajını da bir anlamda alt üst etmekte.

    Bütün bu nedenlerden dolayı, Steve McQueen'in insan doğasının evcilleşme serüvenini bir kez daha merkezine aldığı yeni filmi "Utanç," kesinlikle kaçırılmaması gereken bir yapım. McQueen'in bastırılmış güdülerimizi ve dile dökemediğimiz karanlık hislerimizi gelecekte de su yüzüne çıkararak bizleri şaşırtmaya devam edeceğini başarıyla kanıtlayan film, uzun zaman aklımızdan çıkmayacak gibi görünüyor.

    YanıtlaSil
  4. Adsız02:11

    2008 yılında yaptığı Hunger’da çalıştığı ekip ile tekrar bir araya gelerek yılın en ateşli filmine imza atan Steve McQueen, sinemanın henüz yeni sayılabilecek simalarından biri. Kısa süre önce yönetmen ve senarist sıfatlarıyla katıldığı yedinci sanatı ilerleteceğine emin olduğum bir sinemacı kendisi. Çıktığı sene Venedik, Toronto, Cannes gibi dünyanın en önemli film festivallerinde bol övgü ve ödüllerle dönen McQueen, yine yapacağını yaptı ve aynı Hunger’da olduğu gibi Michael Fassbender’ı koluna takıp oldukça şehvetli ve yüksek bir libidoya sahip Shame’i seyirciye sundu.

    Kız kardeşi Sissy (Carey Mulligan) ile sorunları olan Brandon’ın (Michael Fassbender) yaşamını özetleyen bir kesiti izlediğimiz Shame, adından da anlaşılacağı üzere karakterlerin cinsel yaşantıları üzerinden yaşamla ve birbirleri ile verdikleri savaşı konu alıyor. Seks düşkünü diye tabir edebileceğimiz bir adamın, sorumsuz denebilecek kız kardeşinin evli olan patronuyla yatmasının ardından daha da alevlenen bu savaş sonu hiç de iyi olmayan şekilde ilerliyor. Kameranın sabitlendiği ve uzun süre aynı ortamda, karakterlerin uzun mu uzun diyaloglarına şahit olduğumuz Shame, bu yönüyle de Hunger’ı andırıyor. Sanırım McQueen’in tarzı diyebileceğimiz bir şey doğuyor, o şey de tam olarak bu.

    Fassbender’ın çeşitli topluluklarca övgülere boğulan performansının vasatın çok üstünde olduğu bir gerçek. Sekse böylesine düşkün bir karakterin tabiri caizse dramını ve kendisiyle yaşadığı yüzleşmeyi seyirciye oldukça başarılı şekilde aktarmış yetenekli oyuncu. Öte yandan kız kardeş rolünde ama bir hayli geri planda kalan Carey Mulligan ise filmde neden var olduğunu anlamadığım tek kadın karakter. Bir erkeğin seks yaşamına odaklanan bir filmde pek çok kadın oyuncu olacağını tahmin ediyorsunuzdur. Mulligan, Shame’in kadrosu dahilinde o kadın oyunculardan rolü gereği en ön planda olsa da filmi izlerken Sissy karakterinin herhangi bir yan karakterden öteye geçemediğini anlıyorsunuz. Elbette Sissy’nin varlığı seyirciye Brandon’ın yaşadıklarını ve yaşaması gerekenleri aktarmak için gerekli lakin karakter sönük kalıyor bir şekilde. Belki de öyle olması gerekiyor, kim bilir. McQueen’in yahut diğer senarist Abi Morgan’ın filmi izleyenlere göstermek istediği şey budur. Aslında filmin Brandon hakkında olduğunu düşünürsek bu iddia daha da güçlü hale geliyor.

    Seks sahneleri dahil oldukça durgun bir tempoda giden filmin bu özelliğinden ötürü müzikleri seyirciye bir şekilde empoze ediliyor. Çok sevdiğim bir film olduğu halde müziklerini hiçbir şekilde hatırlamadığım Hard Candy’nin de bestelerini yapan Harry Escott’ın Shame’e ezgilerini veren müzisyen olduğunu belirtelim. Uzun diyaloglardan seks sahnelerine geçince dönüşüme uğrayan muhtemel sıkkınlığınızı alan güzel tınılar sizi filmi izlerken biraz olsun rahatlatıyor (Gerçi hoş, kadın ya da erkek bu filmi izleyen herkesin bir şekilde rahatladığını söyleyebilirim).

    YanıtlaSil
  5. Adsız02:11

    Brandon ve Sissy’nin birbirleriyle yüzleştiği koltuktaki tartışma sahnesi de filmdeki favori dakikalarımı oluşturdu desem yalan olmaz. Fassbender’ın film boyunca gördüğümüz performansının tavan yaptığını düşündüğüm o uzun sekans muhtemelen filmin kendisinin de her açıdan tavan yaptığı sekanstı. Oyuncuları sabit bir kamerayla arka plandan görüntüleyen McQueen’e hayran kaldım diyebilirim. Brandon’ın bu koltuk tartışması sonrasında kendini sokağa atmasıyla başlayan geri ve ileri dönüşlü, en sonunda eşcinsel ilişkiden threesome’a ulaşan bir bütünle sona eren filmin bu son dakikaları izlediğim zaman çekici gelse de daha sonra düşündüğümde gereksiz uzatılmış geldi.

    Eleştirmenlerin bir hayli beğendiği, gerek McQueen’in kendisine gerekse bu yıl oldukça sükse yapan Fassbender’a bolca adaylık ve ödül getiren Shame için beklentilerim bir hayli yüksekti. Hunger ile yaptığı çıkış sonrası böylesi olumlu yorumları alan bir yönetmenin harikulade bir iş çıkarmasını beklerdim. Aslında yönetmen sineması olarak doyurucu bir film Shame, ona şüphe yok. Ama genel anlamda beklentilerimi karşıladığı söylenemez. Muhtemelen bunun sebebi az önce belirttiğim üzere okuduğum değerlendirmelerin filmi oldukça şişirmiş olmasıydı. Elbette bu durum benim gözümde Shame’i kötü bir film yapmıyor. Hatta McQueen’in çıtasını oldukça yüksekte tuttuğunu ikinci kez kanıtladığı bir yapım. Konulu filmlerin dramatize edilmiş, daha profesyonel hali de diyebiliriz aslında başka bir bakış açısıyla (Gülüşmeler).

    Hem Fassbender’ın mal varlığını, hem de McQueen’in akıl almaz yeteneklerini ortaya döken Shame, durum dramlarını seven her sinemasever için doyurucu bir film. Cinselliğin ve şehvetin sanatla buluştuğu, başarılı bir kurguyla sunulduğu ve sinema açısından bir hayli geçen 2011 yılının, bu özellikleri dolayısıyla tek sinemasal örneği Shame..

    YanıtlaSil

Popüler Yayınlar