17 Mart 2013 Pazar

Hangover 2 izle full izle Felekten Bir Gece Daha izle The Hangover Part II izle online izle (2011) Türkçe DUBLAJ

Hangover 2 filmini izle, Felekten Bir Gece Daha / The Hangover Part II Filmini Online izleyin, Hangover 2 full online seyret full izle, Felekten Bir Gece Daha / The Hangover Part II filmi online izle, Hangover 2 sinema full HD izle, Hangover 2 film izle, Felekten Bir Gece Daha / The Hangover Part II filmini direk izle, Hangover 2 Filmi seyret full, Hangover 2 Filmini bedava izle, Film Felekten Bir Gece Daha / The Hangover Part II hd izle
IMDB Puanı 6.9/10 "Bu Filmi Tavsiye Ediyoruz.."
Yapım:2011 - ABD
Tür:Komedi
Yönetmen:Todd Phillips
Senaryo:Craig Mazin , Scot Armstrong , Todd Phillips
Süre:102 dk.
Oyuncular
Bradley Cooper (Phil Wenneck) , Zach Galifianakis (Alan Garner) , Ed Helms (Stu Price) , Justin Bartha (Doug Billings) , Onlineizleyin.org, Ken Jeong (Mr. Chow)
Filmin Konusu
Phil (Bradley Cooper), Stu (Ed Helms), Alan (Zach Galifianakis) ve Doug (Justin Bartha), Stu’nun düğünü için Bangkok'a giderler. Las Vegas’taki unutulmaz bekarlığa veda partisinden sonra Stu işini şansa bırakmayıp sakin bir düğün öncesi kahvaltısı yapmayı tercih eder. Ancak her zaman herşey planlandığı gibi gitmeyebilir... Vegas’ta olan Vegas’ta kalabilir ama Bangkok’ta olanlar hayal bile edilemez.
Todd Phillips’in yönettiği, 2009’un çok sevilen ve “R Kategorisinde” (17 yaş ve üstü izleyici) tüm zamanların en çok hasılat yapan komedisi olan “Felekten Bir Gece”, aynı zamanda En iyi film dalında-Komedi ya da Müzikal, Altın Küre kazanmıştı. İşte bu filmin devamı “The Hangover II: Felekten Bir Gece Daha” yine Todd Phillips’in yönetimiyle geliyor...iyi seyirler diliyoruz..

FILMIN FRAGMANI:




VIDEOSLASHER İZLEME SEÇENEĞİ:

Önce "Close Ad and Watch as Free User" yazısına basınız ardından açılan sayfayı kapatıp “Start Video Now” yazısına bastıktan sonra film başlayacaktır kesintisiz, problemsiz izleyebilirsiniz. Keyifli seyirler.. Onlineizleyin.org

16 yorum:

  1. Adsız16:59

    film açılmıyor

    YanıtlaSil
  2. YENİLENMİŞTİR! Türkçe DUBLAJ Eklendi iyi seyirler..

    YanıtlaSil
  3. Adsız21:57

    Elimizde daha önceki film olunca doğal olarak onunla karşılaştırıyoruz ve olay örgüsünü önceden gördüğümüz için ilk film kadar etkilemiyor bizi. Yönetmen de zaten ilk filmde inanılmaz tutan bu işleyiş ve yapıyı değiştirmiyor, bize de aynı oyuncu ve kurguyla güzel ve komik bir hikaye daha izlemek düşüyor :) İzlerken belki ilk film kadar tat vermeyecek, belki ilk filmden bir çıka altta ama zaten böyle olması da doğal. İlk filmde ilk defa gördüğümüz olay kurgusunu bu sefer bekleyerek filmin başına oturuyoruz zaten. Bu yüzden ilk filme 9 veren ben bu filme 8 verdim ama bu kötü olmasından değil tabi ki. Yine aynı eğlenceyi, aynı tadı, aynı oyuncularla ancak bangkok gibi farklı bir egzotizmin içinde tadıyoruz. Keyifli bir 1 buçuk saatti, tahminimce 3. sü de gelir zaten filmin ;)

    YanıtlaSil
  4. Adsız21:57

    İlk film kadar iyiydi. gerçekten harika bir komediydi. tavsiye ederim. umarım devamı gelir.

    YanıtlaSil
  5. Adsız21:57

    İlk film kadar süperdi.Acayipp eğlendim,güldüm izlerken en iyi komedi filmlerinden.Mutlaka izleyin.

    YanıtlaSil
  6. Adsız21:58

    Yine harika bir macera harika bir komedi ve ne kadar çok güldügümü hatırlamoyorum..Bu 4lü mükemmel..En az ilki kadar güzeldi.Gülmedigim tek bir sahnesi yok..Kesinlikle tavsiye ederim..Sanırım 3. filmde de Alan ın dügünü olur ve asıl komediyi o zaman görcez ne diyelim inşallah çekerler..

    YanıtlaSil
  7. Adsız21:58

    Ne yalan söyleyeyim ilk filmin tadını bulamadım ben bunda. Kötümüydü değildi ama ilk film daha doyurucu idi bu sanki çok çabuk bitti gibi geldi ve gerekli kahkayahı koparamadı bende.

    YanıtlaSil
  8. Adsız21:59

    Yine güzeldi ilki gibi.Ama beni asıl düşündüren bu daha ne kadar sürecek ? Demek istediğim sürekli başlarına birşey gelecek ne olduğunu anlamayacak film bu şekilde mi sürecek ? Tamam çok güzel kurgusu var , eğlenceli - komik fakat serinin devamı için başka neler yapabilirler bilemiyorum.Diğer filme Alan evlenir herhalde :) 7/10

    YanıtlaSil
  9. Adsız21:59

    Film çok güzeldi. Olayların işlenişi aynen birinci film gibiydi. Ama senaryonun güzelliği filmi izlettiriyor. Bütün oyuncular enfes oynamışlar doğrusu. En çok araba ile kovalama sahnesi beğendiğimi söyleyebilirim. Komik sahneler oldukça fazlaydı. Birinci filmi izleyip beğendiyseniz bu filmi de izlemelisiniz. Filmin sonundaki resimleri de dikkatli izlerseniz "o gece" ile ilgili boşlukları kolayca doldurabiliyorsunuz. Tavsiye ederim.

    YanıtlaSil
  10. Adsız22:00

    Adamın parmağı kopmuş umurunda değil ahahahah :D iyi filmdi tavsiye edilir izleyin izletin

    YanıtlaSil
  11. Film belli noktalarda donuyo ileri almak zorunda kalıyoruz ve çok yavaş doluyo sorun bende değil çünkü diğer filmlerde böyle olmuyo :(

    YanıtlaSil
  12. Adsız16:42

    Felekten bir gece daha… ‘The Hangover – Felekten Bir Gece’, 2009 yılına damgasını vuran filmlerin arasında yer alınca, yapımcıları ‘felekten ikinci bir gece’ daha oluşturmakta hiç gecikmediler. Filmin yapımcılarının başından geçen olaylardan esinlenerek ortaya çıkan ‘Hangover’ serüveni, daha uzun süre devam edecek gibi duruyor. İlk filmin getirdiği beklentinin rüzgârıyla gelen ‘The Hangover 2’ ise, ABD’de ‘tüm zamanların en iyi açılışını yapan komedi filmi’ rekoruyla güzel bir başlangıç yaptı. Türkiye’de bugün vizyona giren filmi, beklentilerinizi biraz düşürerek izlemenizi öneririm.Yönetmen Todd Phillips ve ilk filmde olduğu gibi beraber çalıştığı ekibi, benzer olay örgüsünü devam ettiriyor ve ‘Vegas’ta olan Vegas’ta kalır’ı benimseyen Phil (Bradley Cooper), Stu (Ed Helms), Alan (Zach Galifianakis) ve Doug’a (Justin Bartha), iki yıl aradan sonra bu kez Bangkok’ta yine akıllara zarar bir gece yaşatıyor. Stu’nun yaklaşan düğünüyle evlerinden uzakta tekrar bir araya gelen bu garip arkadaş grubundan, özellikle Stu, ‘sütten ağzı yanan’ misali bekârlığa veda partisini hiç düşünmeden, sade bir törenle evlenmek niyetinde. Ama işin içine, dokunduğunu yakan Alan girince, olanlar oluyor. İki yıl önce, Las Vegas’ta kaldıkları otelde uyanınca hiçbir şey hatırlamayan ekip, bu kez nerede olduklarını dahi bilmedikleri bir yerde açıyor gözlerini. Kırık dökük bir odada, çılgın gecenin sırrını çözecek tek bir malzeme bile yok. Kaplanın yerine geçen bir maymun, kesik bir parmak ve elbette yine kayıp bir kişi… Ve sonunda resmin bütününü görmek için harekete geçen kalanları… Bangkok sokaklarına, gece kulüplerine hızlıca bir göz atıp çıkıyoruz bu sayede.

    İlk filmin kayıp kişisi damat Dough, kayıplığından kaynaklanan az görünmesini, ikinci filmde akşamdan kalmadan uyanmasına borçlu. Filmin anlaşılamayan eğlenceli adamı, her seferinde beni hayretlere düşürmeyi başaran Zach Galifianakis (Alan) oluyor yine. Ken Jeong, Mike Tyson gibi isimler ilk filmin tanıdık yüzleri olurken, Heather Graham’ın katılımıyla yaratılan hoşluk, bu kez Paul Giamatti ile dolduruluyor. İlk filmin kazazedesi Stu, devamında da daha aktif olarak yerini kimselere bırakmıyor. ‘Felekten Bir Gece’ yaşanır ve ardından eğlenmemek olur mu? Elbette olmaz. Bu nedenle ikinci filmde güldürmeyi amaçlıyor. Ama ne ilki gibi kahkahalara boğuyor, ne de birbirine zincirleme bağlı hikâye örgüsü sunuyor. Belki de ilkinin verdiği eğlence ve şaşkınlığın yanında yaşadıkları ucu ucuna sarsıcı olaylar, ekibimizi biraz ürkütmüş olmalı. Daha çok ‘ne oldu?’ sorusunu sorduran ve yine sancılı izler bırakan gecenin sıkıntısı, onları da yıldırmış gibi görünüyor. Üstelik sınırları hayli zorlayan ekstra müstehcenliğin eklendiğini de belirtmeliyim. Daha arsız, daha yaramaz. Bekârlığa veda partisinin hakkı böyle veriliyormuş dedirtecek türden. Çocuklar için yaş sınırı zaten var, tamam, ancak bunun dışında anne babayla birlikte izlenebilecek eğlenceli film kategorisinde yer almadığı da kesin. Ama tüm bunların yanında, şirin mi şirin her telden çalan maymunun özellikle kask taktığı kısacık bir sahne var ki, görülmeye değer…

    Müzikal/komedi dalında en iyi film ödülü Altın Küre’li ilk filmi kadar olmasa da güldürmeyi başaran bir ikinci film var karşımızda. ‘Felekten Bir Gece 2’, ilkiyle mukayese edildiğinde beklentiyi düşük tutarak, eğlenmek adına hoş bir seçim olabilir. Adı üzerinde; ‘Hangover’ işte… Sonuç olarak her iki film, sadece ‘İçtiklerinin aynısından istiyorum!’ cümlesini kurmayı bir kez daha düşündürdükleri için bile alkışlanabilir. Tıpkı ilki gibi, akşamdan kalan ekiple birlikte son sahnede gördüğümüz fotoğraflardan da anlıyoruz ki, ‘Bangkok’ta olan da Bangkok’ta kalacak’…

    İyi Seyirler,

    YanıtlaSil
  13. ElestirMAN16:43

    Düşünüyorum da sinema tarihinin en çok para yapan komedilerden biri olan Hangover'ın ikinci bölümünün eleştirisi için ilk bölüm hakkında yazdığım sinekritiği olduğu gibi aktarıp mekanı Las Vegas yerine Bangkok ile değiştirsem kimse fark eder mi?

    Neyse, şimdi tembelliğin alemi yok, Hangover 2 değil de en fazla 1.1 (Veya kalite oranı bakımından sınıflandırılırsa 0.5) olarak adlandırılabilecek bu paragöz karbon kopyaya yepyeni bir eleştiri yazalım.

    Felekten Bir Gece Daha/Hangover II, ilk bölümünde bile inanılması zor olan, fakat senaryonun başarısı sayesinde umursamadığımız abartı bir konu teklifini olduğu gibi ikinci kez tekrarlayarak Evde Tek Başına 2 ve Zor Ölüm 2 gibi ilk bölüme kıyasla zayıf devam filmlerine katılıyor. Neden konu ve yaklaşım olarak apayrı olan bu iki filmi örnek vermiş olmam, bu filmlerin neredeyse absürd derecede olanaksız ilk filmlerinin konusunu olduğu gibi tekrarlamalarında saklı.



    Evde Tek Başına 2'de Kevin bir kez daha ailesi tarafından unutuluyor, bir kez daha tek başına kalıyor, aynı soyguncular bir kez daha saldırıyor. Zor Ölüm 2'de John McClaine artı bir kez daha noel, bir kez daha teröristler, bir kez daha rehin alınmış eşi... Hagover II'de ise "Kurt Çetesi" bir kez daha uyutuluyorlar, bir kez daha önceki geceyi hatırlamıyorlar, bir kez daha önemli birini kaybediyorlar, bir kez daha düğüne yetişmeleri lazım, bir kez daha, bir kez daha...

    Hangover II ilk filmi o kadar çok hatılatıyor ki serinin yeni yazar takımı sanki ilk senaryoyu copy-paste yapıp mekanı Las Vegas'tan Bangkok'a taşımışlar, bu sırada komedi ve yaratıcılığı da hemen hemen %50 kısmışlar. Film, ilk Hangover'ın görsel ve anlatım yapısını baştaki telefon konuşmasından bitiş jeneriğindeki klasik fotoğraf galerisine kadar adımı adımına takip ediyor. Açıkçası devam filmi ile yeniden çekim arasındaki ince çizgi ile bu kadar oynayan başka bir film hatırlamıyorum.

    Bazı elementler değişik tabi. Bu sefer ilk filmde kaybolan Doug'un (Justin Bertha) düğünü yerine dişçi Stu'nun (Ed Helms) Tayland'daki düğünündeyiz. Bu sefer Doug yerine Stu'nun dahi kayınbiraderi Teddy kayboluyor. Bu sefer şirin bir bebek yerine bir maymun var. Filmdeki bir diğer büyük "ekleme", sarhoşken yine bir fahişe ile yatan Stu'nun fahişe hakkında öğrendiği bir gerçekte saklı.



    İlk filmin orjinal konusunun haricinde en ilgi çekici yanı fazla tanınmamış yetenekli kadrosu ile yaşam bulan muazzam karakterleri idi. Sonuçta film, Bradley Cooper ve Zach Galafianakis'i birer yıldıza dönüştürdü. İlk filmde Galafianakis'in vurdumduymaz saftorik Alan'ı, kanımca yakın tarihin en komik performanslarından biri. Hangover II'de her ne kadar aynı komiklikte replikler kendisine verilmese de Galafianakis, filmi yine neredeyse tek başına omuzlarında taşıyor.

    Fakat önemli olan karakterler olunca aynı film adımı adımına neden daha ruhsuz ve kalitesiz biçimde yeniden çekiliyor? Eğer yönetmen Todd Phillips, daha senaryo aşamasında aynı karakterleri başka bir hikayeye oturtabilseydi belki daha taze bir yapım ortaya çıkabilirdi. Hangover II, bu haliyle ilk filmin orta karar bir kopyası olmaktan ileriye gidemiyor.

    YanıtlaSil
  14. Adsız16:43

    Aylar süren beklemenin sonu;
    Ne konusunu söylemeye gerek var, ne de konuyu anlatmama…

    İlk filmi biraz geç, hatta baya bir geç izleme şansım oldu. Hollywood’un sinemasındaöylesine mantıksız, öylesine gereksiz komedi filmleri izledikten sonra, bunun da onlardanbiri olduğunu düşünmem bunda en büyük etkendi. İlk filmi izledikten sonra düşüncelerimtamamen değişti. Öylesine bir film yapmışlardı ki, artık komedi deyince direk Hangoverismini zikreder oldu insanlar. Herkes kendi yaşadığı, sarhoş olduktan sonra hatırlamadıklarıgecelere ‘’Hangover’’ ismimi takar, bu şekilde etrafta anlatır oldu.

    Neyse ki Part II haberi beklenenden çabuk geldi. Gişede ve DVD-CD-BluRay satışlarındapatlama yapan, hatta Altın Küre’ye aday olup ödül kazanan ilk filmin ikincisi iple çekilirkonuma geldi. Önce L.Neeson gibi bir isimden bahsettiler ama daha sonralarında PaulGiamatti filme dâhil oldu. Konuyu bu sefer Bangkok da çekeceğiz dediler, çok büyük ilgiçektiler ve sonunda film geldi.

    Süper bir başlangıç sahnesi… Yine bizimkiler “Hangover” vaziyetinde, bir otelin çatısında.Ve hikâye en başından başlıyoruz. Zach G. faktörü daha ilk saniyelerde o kadar belli ki..

    Sinemadan sonra biraz etraftaki tepkilere bakmak gerekiyor. Kimileri ilk film gibi olmadığınısöylüyorlar. Bence de öyle. Çünkü asla ve hiçbir zaman; çekilen ikinci film, birincinin yerinitutamaz. Ben bunu savunuyorum; sinema tarihi boyunca da ‘’ Yüzüklerin efendisi ‘’ hariçhiçbir sinema filminde ikincinin adından daha fazla söz edildiğini de hatırlamıyorum.

    İlk senaryoyu biraz restore edip, daha fazla aksiyon daha fazla espri koyarak seyri hoş bir filmçıkartmışlar. Zaten amacımız neydi ki giderken? Gülmek eğlenmek değil mi? Yoksa siz bufilme bir sanat yapıtı olarak mı bakmaya, o şekilde değerlendirmeye çalışanlardan mısınız? Ozaman size geçmiş olsun demek istiyorum. İşiniz çok.

    İlk filmi izleyip, doyamadıysanız, zekice esprilerle gülmeye ihtiyacınız varsa vakitkaybetmeden gitmeniz gerekiyor. Gerçekten harika olmuş…

    YanıtlaSil
  15. Adsız16:46

    Film, başrolüne yerleşen isimlere aldırmadan, yardımcı karakterleri de ön plana yerleştiren kalabalık oyuncu kadrosuna sahip. Diğerlerinden daha ünlü olduğu aşikâr Kate Hudson, bu kez birinci rolden ziyade, asıl kadının gözünden en yakın dostu canlandırıyor. Hudson, kimi erkeklerin (belki de çoğunun) ilgi gösterdiği kadını özetleyen, daha vamp, ilgi çekici, ciddiyetten uzak durmayı yeğleyen eğlenceli halleriyle, iticilikle çekicilik arasında başarılı bir performans sunuyor. Hatta öyle ki, Darcy karakterinden fazlasıyla yorulduğunuzu bile hissediyorsunuz. Ama bana göre filmin asıl bonusu, girdiği her filme ayrı bir renk katmayı başaran, sevimli mi sevimli John Krasinski. Ona çok yakışan, arkadaş grubunun mantıklısı, aklı başında ama alabildiğine eğlenceli, üstelik gizli aşık Ethan tiplemesiyle John Krasinski’yi çok seveceğinizi düşünüyorum. Film, sadece altının değil üstünün çizileceği tiplemelerden de nasibini almış elbette. Örneğin paylaşılamayan erkek Dex (Colin Egglesfield), kusursuz, sadık ve yakışıklı görüntüsüyle, tam da olması gerektiği gibi algılanabilecekken, koşarak uzaklaşmak isteyeceğiniz, akmayan bir tipleme olarak kalıyor akıllarda. Hal böyle olunca da filmin asıl erkek ayağı fena halde sınıfta kalıyor.

    Kitabın yazarı Emily Giffin’de, filmi onun gözlerinden izlediğimiz Rachel gibi aşk yüzleşmesinden olmasa da, 30. yaş dönümünden hemen önce büyük bir hukuk firmasındaki avukatlık görevinden ayrılıp, hayallerinin peşinden koşarak roman yazarı olmuş. Bu anlamda, mesajı ‘hayallerinden peşinden git’ felsefesiyle perçinlenen ilk romanını, yani ‘Ödünç Sevgili’yi yazarak cesur hamlesinin altına imzasını atmış. Kitap senaryolaştırıldığında, filme girmekten de çekinmeyip, Madison Square Park bankında Rachel-Ethan ikilisinin sohbetine tanıklık eden konuk oyuncu olarak yer almış.

    Sonuç olarak, ne tam anlamıyla, katıksız bir romantik komedi, ne de dram olabilmiş bir yapım var karşımızda. Ancak zengin oyuncu kadrosuyla bezeli filmi, özellikle Hudson, Goodwin ve Krasinski üçlüsü dikkate alındığında, keyifli bir boş vakit seyirliği olarak düşünebilir ve hoş vakit geçirebilirsiniz. Romantik komedi düşkünlerinin ayrı bir keyif alacağı da kesin. Yine hatırlatmalıyım ki, yazılar akarken salondan çıkmayın. Zira jenerik sonrası gelen sahnesiyle tahmin ediliyor ki, yazar Giffin’in, ‘Something Borrowed – Ödünç Sevgili’nin ardından kaleme aldığı ‘Something Blue’ kitabının filmi de yakındır…

    İyi Seyirler,

    YanıtlaSil
  16. canemix03:10

    kırıldım ya pişman oldum şimdiye kadar izlemediğime

    YanıtlaSil

Popüler Yayınlar