2 Nisan 2014 Çarşamba

Komplo izle The Score online izle (2001) Türkçe ALTYAZILI

Komplo - The Score
Komplo filmini izle, The Score Filmini Online izleyin, Komplo full online seyret full izle, The Score filmi online izle, Komplo sinema full HD izle, Komplo film izle, The Score filmini direk izle, Komplo Filmi seyret full, Komplo Filmini bedava izle, Film The Score hd izle
IMDB Puanı 6.8/10
Yapım:2001 ~ ABD, Almanya
Tür:Aksiyon, Dram, Gerilim, Polisiye, Suç
Yönetmen:Robert De Niro, Frank Oz
Senaryo:Kario Salem, Scott Marshall Smith
Senaryo (Kitap)Daniel E. Taylor, Kario Salem
Yapımcı:Adam Platnick, Gary Foster
Görüntü Yönetmeni:Rob Hahn
Müzik:Howard Shore
Süre:123 dk.
Oyuncular
Edward Norton, Robert De Niro, Marlon Brando, Angela Bassett, Serge Houde, Paul Soles, Jamie Harrold, Onlineizleyin.org, Gary Farmer, Jean Rene Ouellet
Filmin Konusu
Nick Wells’in iki yaşamı vardır, bir yandan Montreal’da NYC isimli caz kulübünü işletirken diğer yandan profesyonel bir hırsızdır. Fakat artık hayatını riske atmaktansa, sevgilisiyle evlenip sadece kulübüne yoğunlaşmak istemektedir. Kısa süre sonra eski dostu ve yasadışı işlerindeki finans ortağı Max, Nick’in reddedemeyeceği bir teklifle çıkagelir: Tarihi ve paha biçilmez bir Fransız asası ülkeye yasadışı yollardan sokulurken ele geçirilmiştir ve Fransa’ya iade edilene dek Montreal gümrük deposunda son derece sıkı güvenlik önlemleriyle korunmaktadır.
Şimdi Nick, Max’ın içerdeki adamı olan genç, yetenekli ve agresif hırsız Jackie Teller ile iş birliği yaparak eşsiz parçayı ele geçirmek ve tüm finansal problemlerinden bir anda kurtulmak istemektedir. Geriye tek bir soru kalır: Birbirlerine nasıl güvenecekler?..iyi seyirler diliyoruz..

FILMIN FRAGMANI:



9 yorum:

  1. Adsız00:40

    Gercekten Robert De Niro ya yakısır bir film. Zevkle izlenilecek kalitede. Sonunda da helal olsun demekten kendimi alamadım. Her zaman tecrübeye saygı gostermek lazım.

    YanıtlaSil
  2. Adsız15:28

    edward norton'a her rol yakışıyo ya.edward olduğu için izledim hiçte pişman deilim güzel bir filmdi sıkılmadan izlenebilir.

    YanıtlaSil
  3. Adsız15:28

    Bence oyuncuları ve kurgusuyla kaliteli bir gerilim filmi.Heyecan ve aksiyon var şaşırmak var.Filmi beğenmeyenler daha başka ne bekliyor sormak lazım.

    PUANIM:7.5

    YanıtlaSil
  4. Adsız15:29

    Muthis bir kadro (R.DeNiro, E.Norton ve M.Brando)... akilli bir senaryo, ortaya cikan kaliteli ve guzel bir soygun filmi... gercekten'de cok akillica

    yapilan planlar, muthis bir kurgu... film boyunca surukleyicili, sonlara dogru artan heyecan, belirsizlik, ve yukselen gerilim... ve bana gore

    mukemmel bir sona sahipti film... soygun filmlerinden hoslananlar ve bu muthis kadroyu bir arada gormek isteyenlerin begenecegi bir yapim...

    YanıtlaSil
  5. Adsız15:29

    Muthis bir kadro (R.DeNiro, E.Norton ve M.Brando)... akilli bir senaryo, ortaya cikan kaliteli ve guzel bir soygun filmi... gercekten'de cok akillica

    yapilan planlar, muthis bir kurgu... film boyunca surukleyicili, sonlara dogru artan heyecan, belirsizlik, ve yukselen gerilim... ve bana gore

    mukemmel bir sona sahipti film... soygun filmlerinden hoslananlar ve bu muthis kadroyu bir arada gormek isteyenlerin begenecegi bir yapim...

    YanıtlaSil
  6. Adsız15:29

    İtiraf etmeliyim ki filmi Edward Norton için izledim. Robert de Niro ve Marlon Brando gibi iki usta oyuncu daha eklenince film kulağa hoş geliyor. Ancak sorun da buradan sonra başlıyor. Edward Norton'un müthiş oyunculuğuna, Robert de Niro sanki bitse de gitsek gibisinden bir oyunculukla eşlik ediyor. Marlon Brando her zamanki gibi klas bir oyunculuk sergiliyor. Yan karakterler sırıtmıyor. 2 saat bu film için uzun bir süreydi. Sadece final beni şaşırtı diyebilirim. İzlediğime biraz pişmanım ancak Edward Norton'un bu kadar başarılı bir oyunculuk sergilemesi pişmanlığımı biraz azaltıyor.

    YanıtlaSil
  7. Adsız15:29

    film gerçekten çok iyidi.norton filmi benim için mükemmel yapıyordu.üstüne bir de de niro eklenince daha bir izlenilesi oldu :D o nasıl roldür o yürüyüş suratının şekli konuşma biçimi anlatılamaz izleyin görün bence.bir insanı hafife almanın sonucu işte budur dedim.hakikatenden de de o oldu zeki insanın hali bir başka oluyor.ama hemen bittii doyamadım norton'a :D izleyin derim gerçekten sizi yerinizde heyecanlandıran bir yapım hadi hadi ka. bitir şu işi falan durumları oluyor.ama o hadiler de boşa gitti orası ayrı :D iyi seyirler...

    YanıtlaSil
  8. Adsız15:30

    bu üçlüyü (de niro-brando-norton) bu üç kuşağın bana göre en iyi temsilcilerini bir daha başka bir filmde göremeyeceğiniz bir film.fiziksel engelli rolüyle norton a oscar verilmesi gerektiği düşüncesindeyim.bu adam bu tür rollerin hakkını fazlasıyla vermekte(bkz:ilk korku).bu filmin bir özelliği daha marlon brando nun son filmi olması...

    YanıtlaSil
  9. ElestirMAN18:17

    The Muppet Show’da Miss. Peggy’yi, Star Wars’un yeni üçlemesinde ise Yoda’yı seslendiren Frank Oz, daha az yetenekli olduğu film yönetmenliğinde ısrarlı görünüyor. Kevin Kline’lı In & Out’da bazı kıvılcımlar saçmasının ardından, daha önce denemediği bir türde, hem de çok usta oyuncularla film çekerekne kadar cesur olduğunu da ortaya koyuyor.

    De Niro’nun hayat verdiği Nick Wells karakteri, bazı yönlerden 1993 tarihli Carlito’s Way’in Carlito Brigante’sini ve 1994 tarihli Léon’un aynı isimli kiralık katilini hatırlatıyor. Çünkü Nick de,sevgilisiyle güzel bir hayatın özlemini duyuyor ve 'artık kök salmak'istiyor. Ancak Nick’in bu ruh halini yansıtmakta yönetmen Frank Oz’un başarılı olduğunu söylemek zor. De Niro beden dilini kullanarak elinden geleni yapsa da, Oz, seyircinin, karakterin 'içinden geçenleri' anlamasına yardımcı olamıyor. Zaman açısından ekonomik davranmak yerine Barry Levinson’vari düşük bir tempoyu tercih ediyor. Yine de baş karakterini iyi işleyemediği gibi, elinin altında Marlon Brando ve Angela Basset gibi iki süper yardımcı olmasına karşın, bu kozunun da hakkını veremiyor.

    Léon’da Luc Besson’un, saksıdaki basit bir çiçekle karakter arasında kurduğu bağın gücünü hatırlayalım... İşte o zaman, Brando’nun, bu gücü yakalayamayan Frank Oz’u çekimler sırasında setten kovmasını bir parça anlayışla karşılayabiliriz.

    Brando, film boyunca nefes nefese bir halde oturararak, hatta yatarak oynuyor. Bir diyalog sırasında Nick’e 'geçmişte bir çok aptalca şey söyledim' derken, ikinci Oscar’ını reddedişine dek uzanan, geçmişteki budalaca davranışlarınagöndermede bulunması hoş olmuş.

    Filmin bir diğer önemli derdi ise, öykünün ilerleyişinden doğan gerilimin, finalde şöyle 'tadından yenmeyecek' bir hal almaması. Nick’in, zeki ama acemi hırsız Jack’e ders verişi seyirciyi keyiflendiriyor, o kadar. Tıpkı Joaquin Phoenix gibi bir gün Oscar almasına kesin gözüyle bakılan Edward Norton, geçmişte çok daha karmaşık karakterler canlandırmış biri olarak bu filmde pek de zorlanmamış. Brian adıyla yarattığı ikinci karakter, Norton’unçıkış filmi Primal Fear’ı bilenler için sadece hoş bir tebessümsayılabilir...

    Sinema tarihi boyunca, müthiş oyuncuların sırf birlikte oynamış olmak için berbat filmler çektiklerini hatırlayacak olursak, The Score’un, nispeten eli yüzü düzgün, seyredilebilir bir çalışma olduğunu teslim etmek gerek. Ancak bu bile, filmin 'düşük skorlu' olduğu gerçeğini değiştirmiyor.

    YanıtlaSil

Popüler Yayınlar