13 Mart 2014 Perşembe

Kaçış Planı izle The Next Three Days (2010) Türkçe DUBLAJ

Kaçış Planı online izle
Kaçış Planı - The Next Three Days
Kaçış Planı filmini izle, Next Three Days - Russel Crowe Filmini Online izleyin, Kaçış Planı full online seyret full izle, Next Three Days - Russel Crowe filmi online izle, Kaçış Planı sinema full HD izle, Kaçış Planı film izle, Next Three Days - Russel Crowe filmini direk izle, Kaçış Planı Filmi seyret full, Kaçış Planı Filmini bedava izle, Film Next Three Days - Russel Crowe hd izle
IMDB Puanı 7.3/10 "Bu Filmi Tavsiye Ediyoruz.."
Yapım:2010 - ABD
Tür:Dram, Gerilim, Romantik, Suç
Yönetmen:Paul Haggis
Senaryo:Paul Haggis, Guillaume Lemans, Fred Cavayé
Yapımcı:Paul Haggis, Michael Nozik, Marc Missonnier, Olivier Delbosc
Görüntü Yönetmeni:Stephane Fontaine
Görüntü Yönetmeni:Danny Elfman, Alberto Iglesias
Süre:118 dk.
Oyuncular
Russell Crowe , Liam Neeson , Elizabeth Banks , Olivia Wilde , Onlineizleyin.org, Jonathan Tucker
Filmin Konusu
Laura ve John mutlu olan evli bir çifttir.Fakat bu mutluluk fazla sürmez genç bayan Laura bir cinayetin soruşturulmasında tutuklanır ne kadar masumum desede hapise girecektir.Eşi John onun masum olduğundan şüphe etmez ve ailesi için çaba göstermeye devam eder eşinin masum olduğunu kanıtlamak için ipuçları toplamaya başlar.Malesef son mahkemedede kurtulamayan Laura intihar etmeyi düşünür ve John için yapacak tek şey kalmıştır..iyi seyirler diliyoruz..

FILMIN FRAGMANI:



15 yorum:

  1. Adsız12:20

    KAÇIŞ PLANI
    [The Next Three Days / Sonraki 3 Gün] [2010]
    Genel Yorum:
    • Bir cinayet soruşturmasında önde gelen tanıklar insanlar ve video kaydı gibi etkenlerdir. Bu ikisi yoksa geriye nesneler kalır tanık olarak. Nesnelerin tanıklığı ise onu yorumlayanlara göre değişir; daha da önemlisi, duruşmaya gelmeyen nesnelerin gelmediği farkedilmez. Olay böyle olunca bolca küfre -haklı olarak- hedef olmasıyla tanınan sistem birilerinin canını yakar. İşte burada devreye mantık giriyor sevginin de desteğiyle. John'ın karısını kaçırma planını yapmadan önce kendisine sorması gereken bir soru olacaktır: Bunu yapabilir miyim?
    Olumlu Yönleri & Artıları:
    • Kaçış planının ön aşaması uzun tutulmuş. Filmi farklı kılan yanı ise engelleri geçmenin hiç de kolay olmadığının vurgulanmasıydı. Gerçekçi olması filmin artılarındandı.
    Olumsuz Yönleri & Eksileri:
    • Yeterince sarsıcı bir hikâye değildi. Sürprizler vardı, ama bunu sunuş biçimini yetersiz buldum.
    En Beğendiğim Replikler:
    • "Kaçış kolaydır, zor olan özgür kalmaktır."
    • "Ya kendi yarattığımız saf gerçekli içinde yaşamayı seçiyorsak? Bu bizi çılgına çevirir mi? Ve çevirirse, bir hayattan umudu kesmekten daha iyi olmaz mı? "
    • "Dünyayı düzene sokmaya çalışmak için çok vakit harcadık. Saatler ve takvimler yaptık hatta hava tahminleri yapmaya bile çalıştık. Ama hayatımızın hangi parçası gerçek anlamda kontrolümüz altında ki?"
    Not:
    our Elle / Anything For Her filminden uyarlanmış, bu filmi de listeme aldım.
    Bunu beğendiyseniz; "Adalet Peşinde" filmini de öneririm. Çok çok beğendiyseniz Prison Break'e de başlayın.
    İyi seyirler.
    Puanlama:
    Yönetmen: [7.3]
    Senaryo: [7.5]
    Oyuncular [7.5]
    Kurgu: [7.6]

    YanıtlaSil
  2. Adsız12:21

    Hollywood'dan bir başka tekrar uyarlama daha...
    Bu sefer de 2008 yapımı Anything For Her adlı Fransız filminden...
    Orjinalini seyretmiş biri olarak hangi sahnelerin geleceği bilindiğinden insan ister istemez 2 filmi kıyaslıyor izlerken...
    Amerikan yapımı yaklaşık 45 dakika falan daha uzundu, ki bu da açıkçası fazla kaçmış.
    Fransız yapımı hikaye ile orantılı olarak daha kararında, temposu daha yerinde ve daha sürükleyiciydi.
    Amerikan yapımında ise özellikle giriş sekansı ve bazı bölümler gereksizdi.
    The Next Three Days de senaryo açısından biraz kötü bir isim seçimi olmuş bence.
    Tabii buradaki Russell Crowe etkisi bariz fakat orjinal filmde de bayan karakter Diane Kruger kesinlikle o rolde çok daha başarılı bir iş ortaya koyarken keza başroldeki erkek karakter Vincent Lindon da gayet iyi bir performans çıkarmıştı.
    " Sevdiğiniz kadın için ne kadar ileri gidebilirsiniz? " sorusuna yanıt aranan bir hikaye izlemek isterseniz buyrun karşınızda...
    Genel olarak değerlendirirsem ise çok da berbat bir remake olduğunu söyleyemeyiz...

    YanıtlaSil
  3. Adsız12:21

    2008 yapımı Fransız filmi olan Pour Elle/Anything For Her/Aşk Uğruna filminin yeni uyarlaması olan bu film o zamn nasıl beni çok etkilediyse bu filmde daha fazla etkilemeyi başardı...Senaryonun hemen hemen tamamının alınmış olmasına ragmen ve çok büyük bölümünün aynı olmasına ragmen Hollywood Bunu nasıl başarıyor bilmiyorum ama filmi çok iyi işliyor...Gerçekten çok orjinal bir senaryosu ve mükemmel bir kurgusu var filmin ...Bunu işlemek ayrı bir beceridir...Bunu becerebilmek dahada büyük ustalık ister..Diane Kruger le Vincent Lindon\'a haksızlık etmek istemem ama bir Russel Crowe gerçeğini bu filmde kimse inkar edemez...Mükemmel bir oyunculuk sergilemiş..Rolünün hakkını sonuna kadar veriyor...Bir adamın karısnın suçsuz olduggunu kanıtlayamadıgı için ne kadar ileri gidip onu kurtarmaya çalıştıgını çok güzel anlatıyor...Hem dram hem heyecan yüklü bir film ...Kalbinizin hızlı atmasına ekran başında bile hakim olamaycagınız sahneler mevcut...Sonuç olarak çok güzel bir uyarlama ..Mükemmel oyunculuklar...İzlenmesi gereken bir holywood yapımı.

    YanıtlaSil
  4. Adsız12:21

    baştan sona sıkılmadan izleyeceğiniz bi film..crowe gene döktürmüş..

    YanıtlaSil
  5. Adsız12:21

    russel crowe filmi herzaman ki gibi mukemmel bir yapıt kesinlikle izleyin zamanınızı boşa harcamıcaksınız her dakikası heyacanlı aksiyon filmi herkese şiddetle tavsiye ederim.

    YanıtlaSil
  6. Adsız12:22

    Russell Crowe ve Liam neeson gibi sağlam oyuncuların olduğu bir film. Konu olarakda suç ve gerilimi içinde barındıran bir film. Güzel bir film..

    YanıtlaSil
  7. Adsız12:22

    KAÇIŞ PLANI VE RUSSELL CROWE KİM AKIL ETİYSE CROWE BENCE İYİ AKIL ETMİŞ BENCE İZLEMENİZ GEREKEN BİR FİLM SEVİYOR VE AŞIKSAN NE KADAR İLERİ GİDERSİN DİYEN BİR FLİM

    YanıtlaSil
  8. Adsız12:23

    Russel Crowe varsa bi filmde kötü olma ihtimali yoktur diye düşünüyodum.Zaten öylede oldu.Prison Breakle alakası yok filmin.Sıkılmadan izlenebilicek bir film.

    YanıtlaSil
  9. Adsız12:23

    ben filmi çok beğendim gayet sürükleyiciydi ha yakalandı ha yakalanacaklar diye yerimde duramadım.Film ilginç biryerde bitti Sonda güzel bi mesaj veriliyor...

    YanıtlaSil
  10. Adsız12:24

    10 numara bir film olmuş mutlaka izleyin.... Russell Crowe herzamanki gibi.

    YanıtlaSil
  11. guzel bir filmdi.

    YanıtlaSil
  12. YENİLENMİŞTİR!! iyi seyirler..

    YanıtlaSil
  13. Adsız19:22

    Hollywood bunu hep yapıyor! Seri üretimle hayal gücünü çoktan tükettiğinden, nerede iyi bir hikaye görse, vakit kaybetmeden devşirerek yeniden üretiyor ve önüne ne gelirse ona razı olan Amerikalı sinema seyircisine kendi icat etmişçesine sunuyor. Hollywood tekelindeki ülkeler için de geçerliliği olan bir durum bu. Bu hafta izleyeceğimiz Kaçış Planı da böyle bir film, yani bazı seyircilere çok tanıdık gelecek...

    Kaçış Planı, daha 1,5 yıl önce izlediğimiz Pour Elle / Aşk Uğruna adlı filmin yeniden çevrimi... Orijinal hikayede Diane Kruger ve Vincent Lindon başroldeydi ve film, oyunculuk,hikaye ve kurgu anlamında çok doyurucu bir seyirlikti. Kaçış Planı'nda ise artık oyunculuğunun olgunluk ve yorgunluk dönemini yaşayan Russell Crowe'a, şuh güzel Elizabeth Banks eşlik ediyor.



    Köroğlu'nu "destan" yapan türden, yani sistem tarafından ezilen ve masumiyetini ispatlayamadığında başkaldıran insanın öyküsü her zaman ilgi çekiyor. "Ofiste birbirini çekemeyen kadınlar" modelinin yarattığı trajedi üzerinden başlayan filmimizde, Laura patronuyla şiddetli bir biçimde tartıştıktan sonra evine dönüyor ama sabah uyandığında bakıyor ki patronu ceset, kendisi de katil olmuş. Kocası John, karısının masumiyetini ispatlamak için tüm gücüyle savaşırken bir yandan da çocuklarıyla ilgilenerek "kutsal aile" kavramını yüceltmeye devam ediyor ama şans Laura'dan yana gitmiyor. Tüm deliller ve şahitler kadının hapse girmesine sebep oluyor. Kırılgan ve intihara meyilli bir karakter olan Laura'nın bu çaresizliği ve aradan geçen 3 umutsuz yıldan sonra John kararını veriyor; sevgili eşini haketmediği bir suçtan dolayı girdiği hapisten kaçıracaktır ve bazılarının dediği gibi "Film asıl şimdi başlar..."

    Yazının başında filmi biraz tekmelemiş gibi görünsem de hakkını yememek lazım, Hollywood, işin zanaat kısmında çok başarılı. Bu türden bir filmi yapanlar seyirciyi heyecanlandırmak, germek ve duygusallaştırmak için ne yapmaları gerektiğini çok iyi biliyorlar. Neredeyse şişelenip satılacak türden formüller geliştirmişler ve bütçeden yana da rahat oldukları için rahatlıkla hayata geçirebiliyorlar. Milyonluk Bebek ve Çarpışma filmlerinin yönetmeni Paul Haggis, böyle bir hikayeyi anlatmak için çok uygun bir isim. Özellikle Çarpışma'da, seyirciyi finale kadar gerdikten sonra yaşattığı sinirsel boşalım ve rahatlama hala hatırlanıyor. Burada da başarılı bir iş çıkarıyor gerçi ama ısmarlama bir hikaye olduğu için kendini tekrar etmekten ötesine geçemiyor. Hikayede bazı boşluklar ve manipülasyonlar yok değil... Örneğin, Laura'nın masum olduğunu anlamak konusunda hevessiz ve aşırı yavaş davranan polisler iş onu yakalamaya geldiğinde tavşan görmüş tazı gibi koşturuyorlar. Ayrıca John'un karısını kurtarmak için yaptığı ve uyguladığı "plan" biraz fazla iyi niyetli... Eğer aklınızda birini hapisten böylesine bir plan yapıp kurtarmak varsa kendinize temiz iç çamaşırı falan alsanız iyi olur çünkü sevdiğinizi kurtarmak yerine sizin de yakalanıp hapse girmeniz daha kuvvetli bir ihtimal!



    Oyunculuklar açısından bir pırıltı olmadığı gibi bir sorun da yok... Russel Crowe, yeni bir çıkış yakalamanın uzağında, hala A kategori bir oyuncu olduğunu hissettirmeyi de ihmal etmeden oynarken Elizabeth Banks da Laura'nın çaresizliğini aktarmak konusunda epey başarılı... İkisinin ortak mahsulü olan Luke'u oynayan Ty Simkins'de de iş var. Çocuk oyuncular konusunda epey şanslı bu Amerikalılar...

    Uzun lafın kısası; eğer "bir bilet parasına hayatın anlamını öğrenmek mümkün değil" diyen bir seyirciyseniz, yani salona girip eğlenceli bir 120 dakika geçirmek istiyorsanız, Kaçış Planı çok doğru bir seçim olacaktır. Kaçış Planı, aksiyonu ve gerilimi bol bir yapım ve haftanın güçlü filmlerinden biri. Fakat 2009 Haziran'ında gösterilen Aşk Uğruna'yı yani asıl filmi izlemiş ve sevmişseniz, ki gerçekten iyi bir filmdi, tercihinizi rahatlıkla başka bir filmden yana yapabilirsiniz.

    YanıtlaSil
  14. ElestirMAN14:37

    Hollywood her dönem yabancı filmlerin haklarını satın alıp o filmleri düzeltip, bol aksiyon ekleyip tekrar pazarlamıştır ancak bu son dönemde gittikçe artmaya başladı. Örneğin Das Experiment’i Adrien Brody ve Forest Whitaker ile pazarlayıp The Experiment yapmaları, Tzameti 13’ü Jason Statham, 50 Cent, Alexander Skarsgard ile pazarlamaları ve son örneklerden biri de Ejderha Dövmeli Kız ile aynı şeyi yapmaları. Elbette bu tür yeniden çekimler yapılabilir ancak elinde sınırsız imkan bulunan bir endüstrinin (Kasıt Hollywood’dur) konu sıkıntısı çekmesi de oldukça ilginç bir durum. Özellikle de bunu Crash, In the Valley of Elah gibi büyük filmlerin senaryolarını yazan Paul Haggis yapıyorsa durum daha da ilginçleşiyor. Bahsi geçen film ise The Next Three Days yani Kaçış Planı.



    2008 yılında Diane Kruger’lı Vincent Lindon’lu kadrosu ile ilk uzun metraj filmini çekecek olan Fred Cavayé’nin filmi olarak ortaya çıkan Pour Elle, aldığı olumlu tepkiler ile Hollywood’un dikkatini çekmeyi başarmıştı. Hemen ardından yapılan anlaşma, Pour Elle filminin aynı zamanda senaristi de olan Fred Cavayé’nin de projeye ortak olması şartı ile Hollywood versiyonunun yolunu açtı. Paul Haggis’in yönetmenliği ve senaryo uyarlaması ile çekilen film kadro olarak da büyük isimleri bünyesine katarak sağlam bir yapım olma durumuna geldi. Russell Crowe, Elizabeth Banks, Liam Neeson, Olivia Wilde ve Michael Buie’li kadrosu ile ortaya çıkan film başından sonuna kadar bir solukta izlenebilen bir seyirlik sunuyor.



    Cinayet suçlaması ile hapse düşen karısını kurtarmak için her yolu deneyen bir adamın yasadışı yollara nasıl bulaştığının anlatıldığı film, alt metninde ise adalet sisteminin aslında nasıl da ipliğe bağlı olduğunu göstermeye çalışıyor. Bir diğer alt metin ise internetin ne kadar yararlı bir şekilde kullanılabileceğini bizlere açıklamaya çalışırken bir insanın kafaya koyarsa her şeyi yapabileceğini de gösteriyor. Konu açısından pek ilgi çekici olmasa bile işleniş açısından ve özellikle de oyunculuklar açısından film oldukça başarılı. Her ne kadar filmin orijinal hali bu yeniden yapımdan daha çarpıcı olsa da The Next Three Days de görüntü yönetimi açısından oldukça başarılı.



    Son dönemde hapishane üzerine de birçok film çevriliyor kimi film oldukça deneysel bakıyor, kimi film suçluların krallıklarını nasıl kurduklarını bizlere anlatıyor, kimi filmde kız kardeş ağabeyini hukuk okuyarak kurtarmaya çalışıyor, kimi filmde de ailesini her şeyden çok seven adam karısını hapisten kurtarmaya çalışıyor. Özellikle Conviction ve The Next Three Days filmleri birbirlerinin tamamen zıttı görüşleri savunan azim timsali karakterleri barındırıyor. İzlenebilecek psikolojik gerilimi bol filmler arıyorsanız The Next Three Days ilacınız olabilir.

    YanıtlaSil
  15. Adsız22:15

    çok iyi film bir eşin karısı için neler yapabileceğini gösteren film

    YanıtlaSil

Popüler Yayınlar